Tom eylemde öldürüldü.
- Tom was killed in action.
Oğlumuz eylemde öldürüldü.
- Our son was killed in action.
Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma müddetinin makul surette sınırlandırılmasına ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır.
- Everyone has the right to rest and leisure, including reasonable limitation of working hours and periodic holidays with pay.
Onlar yeni binada çalışmaktalar.
- They have been working on the new building.
Makineleri çalıştırmaya devam etmeliyiz.
- We have to keep the machines working.
Paranın bir hükmü kalmadığında sistemin tüm işleyişi durur.
- When money ceases to have value, the entire system stops working.
Eğer gerçekten bir işe ihtiyacın varsa, niçin Tom için çalışmayı düşünmüyorsun?
- If you really need a job, why don't you consider working for Tom?
Dokuz-beş işinde çalışmaktan bıktım.
- I'm tired of working a nine-to-five job.
Tom şu anda onun için çalışan on kişiye sahip.
- Tom currently has ten people working for him.
Çalışan erkekler sert elma şırası içtiler.
- Working men drank hard apple cider.
İşletme mastırımı bitirme üzerinde çalışıyorum.
- I'm working on finishing my MBA.
Şunu halletmek üzerine çalışıyoruz.
- We're working on getting that done.
Yeterli zamanım olduğundan emin olmak için deli gibi çalışıyorum.
- I'm working like crazy to make sure I have enough time.
The steam engine in action was very impressive.
Many men were missing in action.
... uncorrected ones, is democracy in action. ...
... actually see them in action. ...