Eylemde en az altı yüz insan öldü.
- At least six hundred men died in action.
Oğlumuz eylemde öldürüldü.
- Our son was killed in action.
Onlar yeni binada çalışmaktalar.
- They have been working on the new building.
Ortak çıkarları için birlikte çalışmaktaydılar.
- They had been working together for common interests.
Makineleri çalıştırmaya devam etmeliyiz.
- We have to keep the machines working.
Paranın bir hükmü kalmadığında sistemin tüm işleyişi durur.
- When money ceases to have value, the entire system stops working.
İş hayatının çoğunluğunu bir diplomat olarak geçirdi.
- He has spent most of his working life as a diplomat.
O benim iş arkadaşımdır.
- He is my working mate.
Tom şu anda onun için çalışan on kişiye sahip.
- Tom currently has ten people working for him.
Çalışan erkekler sert elma şırası içtiler.
- Working men drank hard apple cider.
İşletme mastırımı bitirme üzerinde çalışıyorum.
- I'm working on finishing my MBA.
Şunu halletmek üzerine çalışıyoruz.
- We're working on getting that done.
Yeterli zamanım olduğundan emin olmak için deli gibi çalışıyorum.
- I'm working like crazy to make sure I have enough time.
The steam engine in action was very impressive.
Many men were missing in action.
... please come to the web components in action session ...
... So that's cross-platform single sign-on in action. ...