Natto berbat kokuyor, ama lezzetli.
- Natto smells awful, but tastes delicious.
Dün berbat bir kaza oldu.
- An awful accident happened yesterday.
Geçen yaz çok kötüydü.
- Last summer was awful.
Çok kötü görünüyorsun. Ne oldu?
- You look awful. What happened?
O, korkunç bir gündü.
- That was an awful day.
Bugün hava korkunç sıcak.
- It's awfully hot today.
Onun konuşması müthiş sıkıcıydı.
- His speech got awfully boring.
Ne müthiş bir dünyada yaşıyoruz!
- What an awful world we live in!
Tom çok yorgun görünüyordu.
- Tom seemed awfully tired.
Tom çok yorgun görünüyor.
- Tom does seem awfully tired.
İnsanların hakkımızda söylediklerinin doğru olduğunu bilmek ne kadar kötü!
- How awful to reflect that what people say of us is true!
Geçen yaz çok kötüydü.
- Last summer was awful.
Tom çok yorgun görünüyordu.
- Tom seemed awfully tired.
Tom çok inatçı olabilir.
- Tom can be awfully stubborn.
Onun konuşması müthiş sıkıcıydı.
- His speech got awfully boring.
Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.
- A certain someone is being awfully fragile today.
Aşırı derecede pahalı.
- It's awfully expensive.
Hava bugün son derece soğuk.
- It's awfully cold today.
Yeni araban bana gerçekten son derece pahalı görünüyor.
- Your new car looks awfully expensive to me.
Aw, you've got such a cute little baby!.
Aw, dad, why can't we go to Legoland?.
Aw, that's too bad.
And then she stopped, and stood as if in awe / (For sleep is awful) .
I have learnt an awful amount today.
My socks smell awful.
She led after the swiming and cycling, but ran awfully and came in fourth.
It was wondrous. 'I'm awfully glad I came now,' his thought ran; 'I'm managing it rather well.'.
I was very confused by his questions.
- I was awfully confused by his question.