an indiscriminate person, a person of not

listen to the pronunciation of an indiscriminate person, a person of not
English - Turkish

Definition of an indiscriminate person, a person of not in English Turkish dictionary

somebody
{i} biri

Biri onu küvette boğmuştu. - Somebody had drowned her in the bathtub.

Olabildiğince tuhaf, o ölü olduğu söylenilen biriyle karşılaştı. - As strange as it may be, he met with somebody who is said to be dead.

somebody
{i} birisi

Birisi telefona cevap verebilir mi? - Can somebody answer the phone?

Birisi beni dışarı çıkarsın. İçeride kilitli kaldım. - Let me out, somebody. I'm locked in.

somebody
bir kimse
somebody
önemli birisi
somebody
{i} kimisi
somebody
{z} biri, birisi, bir kimse: Somebody telephoned you. Biri sana telefon etti. i., k.dili. önemli biri, hatırı sayılır biri
somebody
{i} şahsiyet
somebody
hatırı sayılır kimse
somebody
{i} önemli kimse

Ben önemli kimseyim ve önemliyim. - I am somebody and I am important.

somebody
büyük şahsiyet
somebody
{i} bazısı
somebody
{i} kimse

Ben önemli kimseyim ve önemliyim. - I am somebody and I am important.

O onun biri olduğunu düşünüyor ama aslında hiç kimse değil. - He thinks he is somebody, but really he is nobody.

English - English
{n} somebody
an indiscriminate person, a person of not
Favorites