Sadece birkaç kişi beni anladı.
- Only a few people understood me.
Birkaç yıl önce Romanya'yı gördüm.
- I visited Romania a few years ago.
Adam bir kaç saat önce vefat etti.
- The man passed away a few hours ago.
Biz Tom'u ziyaret ederken geçen ay bir kaç gün Boston'daydık.
- We were in Boston last month for a few days visiting Tom.
Birkaç kitap var ama onlarda bazı baskı hataları var.
- There are a few books, but they have some misprints.
Mary ve diğer bazı kadınlar birkaç saattir buradaydı.
- Mary and some other women were here for a few hours.
Çok az sayıda İngilizce kitabım var.
- I have very few books in English.
Çok az sayıda samimi arkadaşı var.
- She has very few close friends.
... There was very few of them. ...
... have very few wild species that can be easily domesticated. ...