Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.
- You can't be hungry. You had a snack a few minutes ago.
Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
- You'll be able to drive a car in a few days.
Biz Tom'u ziyaret ederken geçen ay bir kaç gün Boston'daydık.
- We were in Boston last month for a few days visiting Tom.
Adam bir kaç saat önce vefat etti.
- The man passed away a few hours ago.
Birkaç kitap var ama onlarda bazı baskı hataları var.
- There are a few books, but they have some misprints.
Mary ve diğer bazı kadınlar birkaç saattir buradaydı.
- Mary and some other women were here for a few hours.
Burada çok az mağaza var ve sinema da korkunç.
- There are very few shops and the cinema is awful.
Çok az sayıda samimi arkadaşı var.
- She has very few close friends.
... So I have had very few, I should ...
... Very few people know about Googlebot. ...