Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.
- You'll be able to drive a car in a few days.
Birkaç yıl önce Romanya'yı gördüm.
- I visited Romania a few years ago.
Tom bir kaç kere başını salladı.
- Tom nodded his head a few times.
Adam bir kaç saat önce vefat etti.
- The man passed away a few hours ago.
Birkaç kitap var ama onlarda bazı baskı hataları var.
- There are a few books, but they have some misprints.
Teknik Oturum Gündeminde birkaç kişi daha sonra gün içindeki bazı oturumlara katılmak istediklerinden söz ettiler.
- A few people mentioned they would like to attend some sessions later in the day on the Technical Session Agenda.
Managua'da çok az Amerikan yerlisi vardır.
- There are very few Native Americans in Managua.
Tom'un bir sürü tanıdığı olduğu hâlde çok az arkadaşı var.
- Tom has lots of acquaintances but very few friends.
... have very few wild species that can be easily domesticated. ...
... So I have had very few, I should ...