a particular amount, often a large or excessive amount

listen to the pronunciation of a particular amount, often a large or excessive amount
English - Turkish

Definition of a particular amount, often a large or excessive amount in English Turkish dictionary

so much
o kadar

Para için o kadar çok kaygılanma. - Don't worry about money so much.

O kadar fazla ödemeye param yetmez. - I cannot afford to pay so much.

so much
çok

Tom'un zebralarla ilgili çok şey bildiğine dair bir fikrim yoktu. - I had no idea that Tom knew so much about zebras.

Para için o kadar çok kaygılanma. - Don't worry about money so much.

so much
o kadar çok

Para için o kadar çok kaygılanma. - Don't worry about money so much.

Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun? - How come you know so much about Japanese history?

so much
bu kadar

Bu kadar gürültü yapmayın. - Don't make so much noise.

Lenny'nin nasıl çiğnemeden veya boğulmadan tam bir sosisli sandvici yutabildiğine bak? Bu nedenle üst idare onu bu kadar fazla sever. - See how Lenny can swallow an entire hot dog without chewing or choking? That's why upper management loves him so much.

English - English
so much

There is only so much you can remember.

a particular amount, often a large or excessive amount
Favorites