06:00 ya kadar başlayamam.
- I cannot start till six o'clock.
Onunla tanışıncaya kadar, o, bilgiyi bilmiyordu.
- She didn't know the information till she met him.
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.
- Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Tom yazar kasadan para çalmakla suçlandı.
- Tom was accused of stealing money from the cash register.
Dan yazarkasadan para çalmaya devam etti.
- Dan continued to steal money from the cash register.
Tom Mary'yi yazarkasadan parasını çalarken yakaladı.
- Tom caught Mary stealing his money from the cash register.
Sınavda başarısız oluncaya kadar tembelliğinden pişman olmadı.
- He did not repent of his idleness till he failed in the examination.
Bir ebeveynin sevgisini kendimiz ebeveynler oluncaya kadar asla bilmeyiz.
- We never know the love of a parent till we become parents ourselves.
Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.
- A fat cash register attracts robbers.
Tom Mary'yi yazar kasadan para çalarken yakaladı.
- Tom caught Mary stealing money from the cash register.
Ben gelinceye kadar onlara beklemesini söyle.
- Ask them to wait till I come.
Ben gelinceye kadar onun beklemesini iste.
- Ask him to wait till I come.
O zamana kadar ne yaparım?
- What do I do till then?
O zamana kadar hiç panda görmemiştim.
- I had never seen a panda till that time.