dumanlı

listen to the pronunciation of dumanlı
Türkçe - İngilizce
smoky

Let this smoky air out of the room and let some fresh air in. - Bırak bu dumanlı hava odadan çıksın ve temiz hava girsin.

Tom warned me it would be smoky here. - Tom burada dumanlı olacağı konusunda beni uyardı.

hazy
reeky
misty, foggy
smoky; misty, foggy; tipsy
foggy
smoky, filled with smoke
thick
tipsy, fuddled, befuddled
nebulous
fuming
sloshed
{s} cloudy
misty
fume
duman
{i} fume

Toxic fumes of bromine can damage one's lungs. - Brom Zehirli dumanı kişinin ciğerlerine zarar verebilir.

duman
smoke

There is no smoke without fire. - Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

There's no smoke without fire. - Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

dumanlı kuvars
(Tabiat Doğa) (mineral, maden) smoky quartzkuvars
dumanlı sis
smog

In large cities, in London for instance, there is heavy smog. - Büyük şehirlerde, örneğin Londra'da, ağır dumanlı sis var.

dumanlı sis ile kaplı
smogbound
duman
{i} fog
duman
soot
duman
lunt
duman
hash
duman
vapor
duman
fogginess
duman
smokes
duman
{a} hashish
duman
smog
duman
kapnos
duman
mistiness
duman
mist
duman
haze
kafası dumanlı
fuddled
başı dumanlı
a) tipsy b) in love
duman
slang bad, hopeless (state, condition)
duman
gauze
duman
fog, mist, haze
duman
opacity (in the eye)
duman
fumes
duman
slang useless; uselessly
duman
slang gullible
duman
smoke; fumes
duman
slang hashish
duman
smoke, fume; mist, haze; hash, hashish
duman
slang timid, easily frightened
kafası dumanlı
under the weather
kafası dumanlı
hazy
kafası dumanlı
1. tipsy, tight. 2. tired and confused
kafası dumanlı
sloshed
kafası dumanlı
shot
kafası dumanlı
tipsy
kafası dumanlı
light-headed
Türkçe - Türkçe
Sıkıntılı, bulanık: "Karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne."- A. Gündüz
Sisli, sisle örtülü: "Kurt dumanlı havayı sever."- Atasözü
Esrik, sarhoş
Sıkıntılı, bulanık; esrik, sarhoş
Dumanı olan, duman çıkaran
Sisli, sisle örtülü
Duman
(Osmanlı Dönemi) DUBAN
Duman
Duman
duhan
Duman
(Osmanlı Dönemi) ACAC
Duman
pus
Duman
tütün
Duman
is
başı dumanlı
Doruğunu sis bürümüş (dağ)
başı dumanlı
Sevdadan veya içkiden sarhoş (kimse)
duman
Bir maddenin yanması ile oluşan koyu renkli, uçucu, parçacık, buhar ve gaz karışımı
duman
Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık: "Köyünün üstüne boz bir duman çökmüştü."- Y. Kemal
duman
Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara veya esmer renkli gaz: "Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım."- B. S. Erdoğan
duman
Nezle
duman
Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara veya esmer renkli gaz
duman
Havalanan tozların veya sisin havada oluşturduğu bulanıklık
duman
Kötü, yaman
duman
Bir renk adı
duman
Esrar
kafası dumanlı
Sarhoş
kafası dumanlı
Çözemediği karışık düşüncelerle kafası yorgun
dumanlı