There is a high chance of precipitation.
- Yüksek yağış olasılığı var.
Tomorrow we expect variable weather with a likely chance of precipitation.
- Yarın biz yağış ihtimali olan değişken bir hava bekliyoruz.
After the heavy rains, the river overflowed its banks.
- Sağanak yağışlardan sonra nehir yatağından taştı.
The roof leaks every time it rains.
- Her yağmur yağışında çatı sızar.
It kept snowing all day.
- Bütün gün kar yağışı devam etti.
It'll stop snowing sooner or later.
- Er ya da geç kar yağışı duracak.
It kept snowing all day.
- Bütün gün kar yağışı devam etti.
It has finally stopped snowing and has warmed up.
- Sonunda kar yağışı durdu ve hava ısındı.
The leaves are fresh after a rainfall.
- Yapraklar yağıştan sonra taze.
We anticipate a heavy rainfall tomorrow.
- Yarın şiddetli yağış bekliyoruz.
Oil and water don't blend.
- Su ve yağ birbirine karışmaz.
Give me the metal bucket with the oil in it.
- Bana içinde yağ olan metal kovayı ver.
I don't like a fat diet.
- Yağlı bir diyeti sevmiyorum.
Does your diet have too much fat?
- Diyetin çok fazla yağlı mıdır?
The machine was clogged with grease.
- Makine, yağdan tıkanmış.
Imitation is the sincerest form of flattery.
- Taklit en samimi yağcılık biçimidir.
Flattery won't get you anything.
- Yağcılık sana hiçbir şey getirmeyecek.
The track meet was called off on account of the heavy rain.
- Atletizm karşılaşması yoğun yağış nedeniyle iptal edildi.
I had to take a taxi because the heavy rain caused all the trains to stop.
- Yoğun yağış bütün trenlerin durmasına sebep olduğu için bir taksiye binmek zorunda kaldım.
Şiddetli yağmur yüzünden baraj kapakları patladı.
- Yoğun yağış sebebiyle baraj taştı.