vorbereitet

listen to the pronunciation of vorbereitet
Deutsch - Türkisch
önceden hazırlanmış
hazırlanmış
hazırlandı
hazirlak
hazırlanan
hazırlıklı
Englisch - Türkisch

Definition von vorbereitet im Englisch Türkisch wörterbuch

equipped
{s} donatılmış

Tüm polis arabaları kurşun geçirmez cam ile donatılmış. - All the police cars were equipped with bulletproof glass.

Askerler silahlarla donatılmıştı. - The soldiers were equipped with weapons.

prepared
{s} hazır

O, çok kısa bir sürede yemeği hazırladı. - She prepared the meal in a very short time.

Tom sınav için iyi hazırlandı. - Tom was well prepared for the exam.

equipped
{s} donanımlı

Onu yapmak için donanımlı değilim. - I'm not equipped to do that.

O bir yolculuk için donanımlıydı. - He was equipped for a trip.

equipped
{f} donat

Ofisimizi bilgisayarlarla donattık. - We've equipped our office with computers.

Gemi radarla donatılmamış. - The ship is not equipped with radar.

equipped
{s} kuşanmış
equipped
(İnşaat) donatılmış, bağlanmış
prepared
{s} hazırlanmış

Hazırlanmış olsan iyi olur. - You'd better be prepared.

Hazırlanmış olmak zorunda olacağım. - We'll have to be prepared.

equipped
donanmak
equipped
teçhizatlanmış
equipped
mücehhez olmak
equipped
mücehhez
prepared
hazırlanmak

Sami risk almak için hazırlanmak zorundaydı. - Sami had to be prepared to take risks.

Benim yemekler annem tarafından hazırlanmaktadır. - My meals are prepared by my mother.

prepared
önceden hazırlanmış
prepared
(Bilgisayar) hazırlandı

Tom sınav için iyi hazırlandı. - Tom was well prepared for the exam.

Biz bir saldırı için hazırlandık. - We prepared for an attack.

prepared
gönüllü
equipped
donanıma sahip
prepared
{s} hazırlıklı

Hazırlıklı olmak zorundayız. - We have to be prepared.

Her zaman en kötü için hazırlıklı olmalıyız. - We must always be prepared for the worst.