Tüm polis arabaları kurşun geçirmez cam ile donatılmış.
- All the police cars were equipped with bulletproof glass.
Araba dijital kontrollü klima ile donatılmıştır.
- The car is equipped with digitally controlled air conditioning.
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.
- In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake.
O, çok kısa bir sürede yemeği hazırladı.
- She prepared the meal in a very short time.
Onu yapmak için donanımlı değilim.
- I'm not equipped to do that.
O bir yolculuk için donanımlıydı.
- He was equipped for a trip.
Tekne radar ile donatılmıştı.
- The boat was equipped with radar.
Gemi radarla donatılmamış.
- The ship is not equipped with radar.
Tom'un gelecek sefer daha iyi hazırlanmış olması gerekiyor.
- Tom needs to be better prepared next time.
Tom hazırlanmış gibi görünüyor.
- Tom looked like he was prepared.
Sami risk almak için hazırlanmak zorundaydı.
- Sami had to be prepared to take risks.
Tom hazırlanmak istiyor.
- Tom wants to be prepared.
Toplantı için dikkatlice hazırlandı.
- He prepared carefully for the meeting.
Tom sınav için iyi hazırlandı.
- Tom was well prepared for the exam.
Acil bir durum için hazırlıklı olmalısın.
- You must be prepared for an emergency.
O, yağmur için hazırlıklı olarak dışarı çıktı.
- He went out prepared for rain.
Have you prepared everything for tomorrow?
- Hast du alles für morgen vorbereitet?
Do not fear the unexpected, but be prepared for it.
- Fürchte nicht das Unerwartete, aber sei darauf vorbereitet.