donanımlı

listen to the pronunciation of donanımlı
Türkisch - Englisch
accoutred
shipshape
equipped

I'm not equipped to do that. - Onu yapmak için donanımlı değilim.

He was equipped for a trip. - O bir yolculuk için donanımlıydı.

sophisticated
donanım
equipment

This hospital has a lot of new equipment. - Bu hastanenin birçok yeni donanımı var.

We have the equipment. - Bizim donanımımız var.

donanım
{i} hardware

He deals in hardware. - O donanımla ilgilenir.

A list of required hardware is available here. - Gerekli donanımın listesi burada mevcut.

donanım
{i} gear
donanım
implement
donanım
accoutrements
donanım
harness
donanım
device
donanım
(İnşaat) fittings
donanım
units
donanım
kit
mükemmel donanımlı
well-appointed
donanım
fitment
donanım
rig
donanım
installation
donanım
equipage
donanım
hardwares
donanım
accoutrement
donanım
hardware; rigging
donanım
(Denizcilik) rigging
donanım
{i} tackle
donanım
appointments
donanım
comp. hardware
donanım
{i} furnishing
donanım
{i} rigging
Türkisch - Türkisch

Definition von donanımlı im Türkisch Türkisch wörterbuch

Donanım
hardware
Donanım
techizat
donanım
Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara gibi manevra araçları
donanım
Bir bilgisayar sistemini oluşturan gereçlerin tümü
donanım
Tesisat, döşem
donanım
Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler
donanımlı
Favoriten