Her yerde gizli kameralar vardı.
- There were hidden cameras everywhere.
Tom bahçesinde gizli bir yedek anahtar bulundurur.
- Tom keeps a spare key hidden in his garden.
Para döşeme tahtalarının altında gizlenmişti.
- The money was hidden beneath the floorboards.
Duvarlar sarmaşık tarafından gizlenmiştir.
- The walls are hidden by ivy.
Tom silahını paltosunun altında gizledi.
- Tom concealed his pistol under his coat.
Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.
- Mrs Cockburn concealed her name lest the knowledge of her sex and youth should produce a prejudice against her work.
Tom gizlenmiş bir silah taşıyordu.
- Tom was carrying a concealed weapon.