Onun külleri burada gömülüdür.
- His ashes are buried here.
Onun, bütün o karın altında gömülü olduğunu duyuyorum.
- I hear it's buried under all that snow.
Onların Park caddesindeki bir evin bodrumunda gömülmüş bir iskelet bulduklarını duydum.
- I heard they found a skeleton buried in the basement of a house on Park Street.
Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir.
- Akrotiri is a Bronze age settlement that was buried under volcanic ash.
Tom burada gömülmek istediğini söylüyor.
- Tom says that he wants to be buried here.
Nasıl gömülmek istediğini yazdı.
- He wrote how he wished to be buried.
J. F. Kennedy Arlington mezarlığına gömüldü.
- J.F. Kennedy was buried in Arlington Cemetery.
O, biricik oğlunu gömdü.
- She has buried her only son.
Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.
- Mrs Cockburn concealed her name lest the knowledge of her sex and youth should produce a prejudice against her work.
Tom hapiste olduğu gerçeğini gizledi.
- Tom concealed the fact that he had been in prison.