örtülü

listen to the pronunciation of örtülü
Türkisch - Englisch
covered

Tom's bed is covered by a Pikachu blanket. - Tom'un yatağı bir Pikachu battaniye ile örtülüdür.

As far as I could see, everything was covered with snow. - Görebildiğim kadarıyla her şey karla örtülüydü.

veiled

Criticism of elitism is often veiled anti-intellectualism. - Elitizm in eleştirisi genellikle entelektüel karşıtı örtülüdür.

Criticism of elitism is often a veiled attack on intellectualism. - Elitizm in eleştirisi genellikle entellektüelizm üzerine örtülü bir saldırıdır.

implicit
undercover
covered, veiled; shut, closed; concealed, hushed up
obscurely, vaguely
submersed
muffled
thick with
clad
shut, closed
masked
mantled
coated
covert
submerged
hidden; hushed up, concealed
covered; veiled
wrapped
buried
shut
shrouded
(Ticaret) constructive
covered up
enclosed
hush-hush
cloaked
latent
örtülü sermaye
(Finans) Camouflaged capital
örtülü ödenek
Secret fund
örtülü ipotek
blanket mortgage
örtülü kısıtlamalar
(Hukuk) disguised restrictions
örtülü mal varlığı
concealed assets
örtülü ödenek
secret fund, slush fund
örtülü ödenek discretionary fund
in the government budget (used to finance secret projects)
gizli (örtülü) muhabere
(Askeri) covert communications
uçağın plastik siperle örtülü kısmı
greenhouse
Türkisch - Türkisch
Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış
Açıklama yapmadan kapalı olarak, müphem
Örtüsü olan: "Orta yaşlı, başı örtülü bir kadın yanımda duruyor."- R. H. Karay. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış: "Yerler yemyeşil ve ıslak bir çimenle örtülü."- A. Haşim
Örtüsü olan
Açıklama yapmadan, kapalı olarak, müphem
(Hukuk) MESTUR
örtülü omurgalılar
Vücutları yassı, göğüs yüzgeçleri büyük, omurlarında kat kat kireçlenmiş çemberleri olan, köpek balıklarının bir alt takımı
örtülü ödenek
Gizli tutulan işlerde harcanmak için yetkililerin emrine verilen para, tahsisatımesture
örtülü
Favoriten