to substitute for

listen to the pronunciation of to substitute for
Englisch - Türkisch
yerini tutmak
sub
alt-
substitute for
(Fiili Deyim ) -ın yerini almak , -ın yerine geçmek
sub
(Bilgisayar) aşağıda

Aşağıdaki sözcüklere adıl denir ve cümlede özne olarak kullanılırlar. Onlar bir kişi veya nesne sunarlar. - The following words are called pronouns and are used as the subject of a sentence. They represent a person or a thing.

Aşağıdaki linkten, filmleri İngilizce altyazılı olarak izleyebilirsiniz. - You can watch movies with English subtitles using this link.

substitute for
yerine koymak

Bu yerine koymak için bulmak istediğim bir kelime. - It's a word I'd like to find a substitute for.

substitute for
yerini almak
substitute for
yerini tutmak
sub
denizaltı

Denizaltı 1000 fite kadar dalabilir. - The submarine can dive up to a 1000 feet.

Bir denizaltı, su yüzünde ve su altında yolculuk edebilir. - A submarine can travel over and under the water.

sub
alt

Doğru olan cümleleri değiştirmeyiniz. Bunun yerine, doğal-görünen alternatif çeviriler önerebilirsiniz. - Don't change sentences that are correct. You can, instead, submit natural-sounding alternative translations.

Yüzlerce alan sel suları altında kaldı. - Hundreds of fields were submerged in the flood.

substitute for
yerini al
sub
okyanus veya deniz tabanının altındaki jeolojik katmanları ifade eder
sub
submarine subordinate
sub
substitute gibi
sub
yardımcı
sub
alt/avans
sub
evrik
sub
i., k.dili. sub- önekiyle başlayan bazı sözcüklerin kısası: subaltern, submarine, subordinate, subscription, substitute
sub
{f} yerini doldurmak
sub
(Tıp) Alt, altında (bulunan)
sub
{e} içine

Denizaltı suyun içine daldı. - The submarine submerged in the water.

sub
{e} altına

Felsefe taşı baz metalleri altına dönüştürebilen efsanevi bir maddeydi. - The philosopher's stone was a legendary substance capable of turning base metals into gold.

Bir avukatın zor bir durumda küçük konularda bile her taşın altına bakması ve aynı konuda sonuca ulaşmak için ısrarla belirtmesi önemlidir. - It is important that a lawyer should leave no stone unturned even on minor points and harp on the same subject to achieve a break through in an impasse.

sub
bazlı
sub
{e} içinde

Bu konuda anlaşma içindeyiz. - We are in agreement on this subject.

Tüm konuların içinde en çok İngilizceyi severim. - I like English the best of all the subjects.

sub
bazik
sub
ters [mat.]
sub
pref. alt
to substitute
ornatmak
Englisch - Englisch
sub
to substitute for

    Silbentrennung

    to sub·sti·tute for

    Türkische aussprache

    tı sʌbstıtut fôr

    Aussprache

    /tə ˈsəbstəˌto͞ot ˈfôr/ /tə ˈsʌbstəˌtuːt ˈfɔːr/

    Wort des Tages

    gnathonic
Favoriten