to somebody

listen to the pronunciation of to somebody
Englisch - Türkisch
birini

Birlikte çalıştığım birinin yanında yaşıyorsun - You live next to somebody I work with.

birine

Çek birine para ödeme yöntemidir. - A check is a method of paying money to somebody.

Bunu başka birine söyle. - Tell it to somebody else.

birisi

Onun bir gün birisi olacağından eminim. - I'm sure he's going to be somebody someday.

Merdivenlerden yukarı gelen birisi var. - There's somebody coming up the stairs.

{i} biri

Birinin bağırdığını duyduk. - We heard somebody shout.

Merdivenlerden yukarı gelen birisi var. - There's somebody coming up the stairs.

to them
onlara

O, uzun süredir onlara yazmadı. - He hasn't written to them in a long time.

O, onlara karşı çok nazikti. - He was very kind to them.

somebody
bir kimse
to me
bana göre

O bana göre altı yıl kıdemli. - She is senior to me by six years.

Bana göre bir anlamı yok. - It doesn't make sense to me.

to you
sana

Mayuko'yu sana tanıtmama izin ver. - Allow me to introduce Mayuko to you.

Kanatlarım olsa, sana uçarım. - If I had wings, I would fly to you.

to us
bize

Bay Hasimoto bize karşı adil. - Mr. Hashimoto is fair to us.

Avukat yeni yasayı bize açıkladı. - The lawyer explained the new law to us.

important person
ağır top
to it
ona
to someone
birini

Tom tanımadığı birinin yanında oturdu. - Tom sat down next to someone he didn't know.

to you
size

Üzgünüm size yazmam uzun sürdü. - Sorry it took me so long to write to you.

Siz sadece onu istemek zorundasınız ve o size verilecektir. - You have only to ask for it and it will be given to you.

somebody
önemli birisi
to someone
birine

Sabah ereksiyonu olmayan birine ödünç para verme. - Don't lend money to someone who can't have a morning erection.

Amerika Birleşik Devletlerinde, hapşırdıklarında birine çok yaşa deriz. - In the U.S., we say bless you to someone when they sneeze.

somebody
{i} kimisi
to it
o
to me
bendene
to this
Bunun

Bunun için görünenden daha fazlası varsa, umarım bana söylersin. - If there's more to this than meets the eye, I hope you'll tell me.

Tom hâlâ hayatta olsaydı bugün nasıl görünürdü?Aşağıdaki fotograf kullanımı, bunun bir cevabını bulmaya çalışıyor. - How would Tom look today if he were still alive? The following photomanipulation attempts to find an answer to this.

to you
senine
to you
sizlerin
to your
için
important person
önemli kimse
somebody
{z} biri, birisi, bir kimse: Somebody telephoned you. Biri sana telefon etti. i., k.dili. önemli biri, hatırı sayılır biri
somebody
{i} şahsiyet
somebody
hatırı sayılır kimse
somebody
{i} önemli kimse

Ben önemli kimseyim ve önemliyim. - I am somebody and I am important.

somebody
büyük şahsiyet
somebody
{i} bazısı
somebody
{i} kimse

Fransızca anlayan kimseyi arıyorum. - I'm looking for somebody who understands French.

Ben önemli kimseyim ve önemliyim. - I am somebody and I am important.

to her
ona
to him
ona

Siz de ona önceden söyleyebilirsiniz. - You may as well say it to him in advance.

Ona beş dolar ödedim. - I paid five dollars to him.

to someone
hatır için as a favor
to this
buna

Buna alışkın değilim. - I'm not used to this.

Buna alışabildiğimi düşünüyorum. - I think I could get used to this.

to somebody

    Silbentrennung

    to some·bo·dy

    Türkische aussprache

    tı sʌmbıdi

    Aussprache

    /tə ˈsəmbədē/ /tə ˈsʌmbədiː/

    Videos

    ... A nice thing somebody doesn't know, I don't even think ...
    ... SOMEBODY! ...
Favoriten