to gain; to obtain

listen to the pronunciation of to gain; to obtain
Englisch - Türkisch

Definition von to gain; to obtain im Englisch Türkisch wörterbuch

accomplish
{f} yapmak

Tom yapmak için başladığı her şeyi başarabildi. - Tom was able to accomplish everything he'd set out to do.

Piyano derslerinizle ne yapmak istiyorsunuz? - What would you like to accomplish with your piano lessons?

accomplish
(fiil) başarmak, sonuçlandırmak, yapmak, yerine getirmek, üstesinden gelmek; almak (yol, zaman)
accomplish
{f} başarmak, becermek, üstesinden gelmek
accomplish
{f} yerine getirmek
accomplish
sonuçlandır

O başladığı şeyi sonuçlandırır. - He accomplishes whatever he sets out to do.

accomplish
{f} almak yol
accomplish
(Tekstil) 1. gerçekleştirmek 2. yapmak (üretmek, çıkarmak, bitirmek)
accomplish
hayata geçirmek
accomplish
(Kanun) yapıp bitirmek
accomplish
başarıyla sonuçlandırmak
accomplish
başarmak

Hayatta bir şey başarmak istiyorum. - I want to accomplish something in life.

Söylemek kolaydır ve başarmak zordur. - It is easy to say and hard to accomplish.

accomplish
sonuçlandir
accomplish
ikmal etmek accomplished ikmal edilmiş hünerli
accomplish
{f} üstesinden gelmek
accomplish
{f} zaman
accomplish
nezaketli
accomplish
(Mukavele) tamamlamak; başarmak, becermek, üstesinden gelmek
accomplish
{f} sonuçlandırmak
accomplish
başar

Bana yardımcı olsaydın, işi başarabilirdim. - If you had helped me, I could have accomplished the work.

Fred başarmak istediği amaçlardan karısına bahsetti. - Fred told his wife about the goals that he wanted to accomplish.

Englisch - Englisch
accomplish
to gain; to obtain
Favoriten