the quality or state of being beggarly; meanness

listen to the pronunciation of the quality or state of being beggarly; meanness
Englisch - Türkisch

Definition von the quality or state of being beggarly; meanness im Englisch Türkisch wörterbuch

behavior
davranış

Onun davranışı arkadaşlarının çoğunu hayal kırıklığına uğrattı. - His behavior disappointed many of his friends.

Tom içmeyi bırakmaya ve davranışını değiştirmeye karar verdi. - Tom decided to stop drinking and reform his behavior.

behavior
{i} tavır

Onun küstah tavırlarına dayanamadım. - I couldn't put up with her arrogant behavior.

Onun kendini beğenmiş tavırları kırıcı. - His smug behavior is offensive.

behavior
{i} tutum
behavior
davranış tarzı
behavior
{i} hareket

Bu hareketin, kadınların davranışları üzerine büyük bir etkisi vardı. - This movement had a great impact on the behavior of women.

behavior
(Tıp) behavyor
beggary
aşırı yoksulluk
beguinage
Beginaj
beggary
{i} sefalet
beggary
{i} fakirlik
beggary
{i} dilencilik
beggary
yoksulluk
behavior
{i} hareket tarzı
the quality or state of being beggarly; meanness
Favoriten