tanınan

listen to the pronunciation of tanınan
Türkisch - Englisch
accepted
acknowledged
known

A socialite is a person who is well known in fashionable society and is fond of social activities and entertainment. - Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.

Sony is a brand known around the world. - Sony tüm dünyada tanınan bir markadır.

well known

Sami hired a well known attorney. - Sami iyi tanınan bir avukat tuttu.

A socialite is a person who is well known in fashionable society and is fond of social activities and entertainment. - Bir sosyete moda toplumda iyi tanınan ve sosyal faaliyetlere ve eğlenceye düşkün bir kişidir.

familiar
recognised
recognized
prestige
tanı
{i} diagnosis
tanınan kimse
institution
tanınan süre içinde
(Hukuk) within the prescribed time
kolay tanınan
unmistakable
pek az tanınan
obscure
tanı
identification
tanı
direct
tanı
(Bilgisayar) identify

Some people identify success with having much money. - Bazı insanlar başarıyı çok para kazanma olarak tanımlarlar.

I don't want to identify myself with that group. - Bu grupla kendimi tanıtmak istemiyorum.

tanı
{f} recognized

I recognized her by the hat she was wearing. - Onu giydiği şapkadan tanıdım.

She is an excellent scholar, and is recognized everywhere as such. - O, mükemmel bir bilim adamıdır, bu itibarla her yerde tanınır.

tanı
diagnostic

The sphygmomanometer is an important diagnostic instrument. - Tansiyon ölçme aleti önemli bir tanı aracıdır.

tanı
recognise

Do you recognise the person in this picture? - Bu fotoğraftaki adamı tanıyor musun?

Can you recognise the person in this picture? - Bu resimdeki kişiyi tanıyabilir misin?

"Galaxy" adıyla tanınan uzun mesafeli, geniş gövdeli askeri nakliye uçağı
(Askeri) Galaxy
"Hercules" adıyla tanınan dört turboprop motorlu nakliye uçağı
(Askeri) Hercules
"Starlifter" adıyla tanınan dört türbofan motorlu nakliye uçağı
(Askeri) Starlifter
adıyla tanınan
affectionately known as
alıcıya tanınan süre
option
dünya çapında tanınan
world famous
kolayca tanınan
easily recognized
kötü tanınan
disreputable
kötü tanınan
of ill fame
kötü tanınan avukat
hedge lawyer
tanı
diagnosis teşhis
yabancılara tanınan ayrıcalık
capitulation
Türkisch - Türkisch

Definition von tanınan im Türkisch Türkisch wörterbuch

tanı
Bir hastalığı tanıma işi, teşhis
tanınan
Favoriten