sorrowful; distressful

listen to the pronunciation of sorrowful; distressful
Englisch - Türkisch

Definition von sorrowful; distressful im Englisch Türkisch wörterbuch

dreary
{s} kasvetli

Ben yarın başka bir kasvetli toplantıya gitmek zorundayım. - I've got to go to another dreary meeting tomorrow.

Kasvetli bir manzara, her yöne millerce yayıldı. - A dreary landscape spread out for miles in all directions.

dreary
{s} iç karartıcı
dreary
{s} ahmak
dreary
bunaltıcı
dreary
üzgün
dreary
can sıkıcı
dreary
üzücü
dreary
{s} kederli
dreary
hazin
dreary
{s} hüzünlü
dreary
{s} sıkıntılı
dreary
{s} ümitsiz
dreary
{s} kasvetli, sıkıcı
dreary
sıkıcı/iç karartıcı
dreary
(sıfat) kederli, hüzünlü, ümitsiz, sıkıntılı, kasvetli, iç karartıcı; budala, ahmak
Englisch - Englisch
dreary
sorrowful; distressful
Favoriten