soğukkanlılık

listen to the pronunciation of soğukkanlılık
Türkisch - Englisch
nerve
cool
cold blood

He was shot in cold blood. - Soğukkanlılıkla vuruldu.

He killed the girl in cold blood just to get the money. - O sadece para almak için kızı soğukkanlılıkla öldürdü.

cool-headedness, imperturbability, imperturbableness
calmness
imperturbability
self-possession
nonchalance
sangfroid
coolheadednes, calmness, self-possession, equanimity
equal mind
presence of mind
coolness
composure
poise
equanimity
sang froid
self-control
{i} phlegm
self possession
stoicism
selfpossession
Türkisch - Türkisch
Soğukkanlı olma durumu, serinkanlılık
Soğukkanlı olma durumu, serinkanlılık: "Soğukkanlılığımı kaybetmek, terbiyesizlik etmek üzereyim."- R. H. Karay
itidal
soğukkanlılık
Favoriten