soğukkanlılık

listen to the pronunciation of soğukkanlılık
Türkisch - Englisch
nerve
cool
cold blood

Fadil killed Dania in cold blood. - Fadıl, Dania'yı soğukkanlılıkla öldürdü.

The crime was committed in cold blood. - Suç soğukkanlılıkla işlendi.

cool-headedness, imperturbability, imperturbableness
coolness
presence of mind
equal mind
coolheadednes, calmness, self-possession, equanimity
sangfroid
nonchalance
self-possession
imperturbability
calmness
composure
poise
sang froid
self-control
equanimity
{i} phlegm
self possession
stoicism
selfpossession
Türkisch - Türkisch
Soğukkanlı olma durumu, serinkanlılık
Soğukkanlı olma durumu, serinkanlılık: "Soğukkanlılığımı kaybetmek, terbiyesizlik etmek üzereyim."- R. H. Karay
itidal
soğukkanlılık
Favoriten