sizinkiler

listen to the pronunciation of sizinkiler
Türkisch - Englisch
yours

I need a pencil. Can I use one of yours? - Bir kaleme ihtiyacım var. Sizinkilerden birini kullanabilir miyim?

I think these are yours. - Sanırım bunlar sizinkiler.

siz
you

I don't see your point. - Siz insanları anlamıyorum.

I do not understand you. - Siz insanları anlamıyorum.

siz
out of

Your opinion seems to be out of date. - Sizin fikirleriniz güncelliğini yitirmiş gibi görünüyor

I think we're out of your size. - Sanırım sizin bedeniniz bitti.

siz
{i} ye
siz
without

People will question all the good things they hear about you but believe all the bad without a second thought. - İnsanlar sizin hakkınızda duydukları bütün iyi şeyleri sorgulayacak fakat bütün kötü şeylere tereddüt etmeden inanacaklardır.

I'd never borrow anything of yours without asking first. - Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.

siz
bereft
siz
thee
siz
non

None of the money is yours. - Paranın hiçbiri sizin değil.

It's none of your business. - Bu sizi ilgilendirmez.

sizinki
yours

Kaoru, yours is the best reaction so far - you win the grand prize. - Kaoru, şimdiye kadar en iyi tepki sizinki - büyük ödülü kazanırsınız.

I can't afford such a good camera as yours. - Sizinki gibi öyle iyi bir kamera alamam.

siz
{f} leak
sen ve sizinkiler
(Konuşma Dili) you and yours
siz
wanting
siz
innocent of
siz
{s} lacking
siz
{s} guiltless
siz
un
siz
ex
siz
sans
siz
with no
siz
sine
siz
in
siz
devoid of
siz
void of
sizinkiler
Favoriten