Japonya'da, öğrencilerin özverili ve grup merkezli olması gerekiyor.
- In Japan, students are supposed to be selfless and group-centered.
Tom Mary'ye bir özçekim gönderdi.
- Tom sent Mary a selfie.
Tom'un öz güveni, patronu iş arkadaşlarının yanında kendisini haşlayınca kırıldı.
- Tom's self-confidence was shattered after his boss dressed him down in front of his workmates.
Kendi kendine yardım en iyi yardımdır.
- Self-help is the best help.
Adam kendini savunmak için yalvardı.
- The man pleaded self-defence.
O güvensiz ve gerçekten düşük benlik saygısı var.
- He's insecure and has really low self-esteem.
Tom'un benlik saygısı ciddi bir darbe aldı.
- Tom's self-esteem suffered a severe blow.
Kişisel yayıncılık, halkla konuşmanın bir yoludur.
- Self-publishing is a way to talk to the public.
Birçok kişi kendine saygı azlığından muzdarip.
- Many people suffer from low self-esteem.
Kişisel yayıncılık çekici bir seçenek olabilir.
- Self-publishing may be an attractive option.
Kişisel yayıncılık, halkla konuşmanın bir yoludur.
- Self-publishing is a way to talk to the public.
Kendini düşünmemene saygı duyuyorum.
- I respect his selflessness.
İnsan ilişkilerinde en büyük tehlikelerden biri bencillik.
- One of the greatest dangers in your human relations is self-centeredness.
Tom'un öz güveni, patronu iş arkadaşlarının yanında kendisini haşlayınca kırıldı.
- Tom's self-confidence was shattered after his boss dressed him down in front of his workmates.
Kendisini düşünmemesine saygı duyuyorum.
- I respect her selflessness.
Cömertlik bugünün bencil toplumunda önemli bir özelliktir.
- Generosity is an important trait in today's selfish society.
Nike az önce kendi kendine yapışan ayakkabıları çıkardı.
- Nike has just released a pair of self-lacing shoes.
Sadece kendi çıkarlarınız için çaba gösterin ve başka hiçbir şey yapmayın.
- Strive only for self-interest and nothing else.
Kafeterya kendi kendine servis.
- The cafeteria was self-service.
Tom kendine güveni var gibi görünmüyor.
- Tom doesn't seem to have any self-confidence.
O bencil ve hırslıdır.
- He is selfish and greedy.
Ancak, onun kız arkadaşı bencil ve neredeyse Brian hakkında hiç endişelenmez.
- However, his girlfriend is selfish and hardly worries about Brian.
In a selfless act of gratitude for saving his mother's life, Peter committed to giving money to his local breast cancer charity each year for the rest of his life.
This argument was put forward by the defendant self.
The self, the I, is recognized in every act of intelligence as the subject to which that act belongs. It is I that perceive, I that imagine, I that remember, I that attend, I that compare, I that feel, I that will, I that am conscious.
I made out a cheque, payable to self, which cheered me up somewhat.