program, scheme

listen to the pronunciation of program, scheme
Englisch - Türkisch

Definition von program, scheme im Englisch Türkisch wörterbuch

plan
{f} planlamak

Planlamak için başarısız olma başarısız olmak için planlamadır. - Failing to plan is planning to fail.

Evlilik teklif etmeden önce düğün planlamak arabayı atın önüne koymaktır. - Planning the wedding before proposing is putting the cart before the horse.

plan
{f} plan yapmak

Daha iyi bir plan yapmak zorundayız. - We've got to have a better plan.

Başarılı olmak için iyi bir plan yapmak zorundasın. - To be successful, you have to establish a good plan.

plan
düşünce

Yeni plan hakkında seninle aynı düşüncede değilim. - I can't agree with you with regard to the new plan.

plan
tasar

Planı nasıl tasarladı? - How did he work out the plan?

Asgari ücreti artırmayı tasarladıkları doğru mu? - Is it true they're planning to raise the minimum wage?

plan
josparını çizmek
plan
kroki
plan
niyet
plan
niyet maksat
plan
{i} proje

Tom'un o proje üzerinde çok fazla zaman harcamayı planladığından şüpheliyim. - I doubt that Tom planned to spend so much time on that project.

Yeni projeyi üç saat tartıştıktan sonra, Andrew'un planının en iyi olduğu sonucuna vardık. - Having discussed the new project for three hours, we concluded that Andrew's plan was the best.

plan
{f} planını çizmek
plan
{i} plan, düşünce, niyet, maksat
plan
{i} taslak
plan
(İnşaat) plan, program
plan
working plan ilk tasarı
plan
tertip

Tom için bir parti tertip ettim. - I planned a party for Tom.

plan
plan plannerplan yapan kimse
plan
yol

Tom Boston'a bir yolculuk için planlar yaptı. - Tom has made plans for a trip to Boston.

Biz onun yeni bir yol yapma planına karşı çıktık. - We opposed his plan to build a new road.

plan
(Askeri) PLAN: Genellikle bir şehir veya çok küçük bir bölgenin çok büyük ölçekli haritası
plan
{f} tasarlamak, planlamak
Englisch - Englisch
{i} plan
program, scheme
Favoriten