Mary'nin onun annesine yardım etmeyi planlamadığını Tom'a söyleme.
- Don't tell Tom that Mary isn't planning on helping his mother.
O, planlama bölümünde çalışıyor.
- He works in the planning section.
Tom partiyi planlayarak iyi bir iş yaptı.
- Tom did a good job planning the party.
Tom, John'un ne zaman aşçılığa başlamayı planladığını Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
- Tom said that he thought Mary knew what time John was planning to start cooking.
O, planlama bölümünde çalışıyor.
- He works in the planning section.
In many cases aggressive tax planning is self-defeating.
... family, planning a day trip to Santa Cruz with ...
... I'm planning on doing, which is getting us energy independent, North America energy ...