not decisive; not marked by promptness or decision

listen to the pronunciation of not decisive; not marked by promptness or decision
Englisch - Türkisch

Definition von not decisive; not marked by promptness or decision im Englisch Türkisch wörterbuch

indecisive
kararsız

Onlar kararsız. Onlar ne istediklerini bilmiyorlar. - They're indecisive. They don't know what they want.

Tom ve Mary her ikisi de kararsız. - Tom and Mary are both indecisive.

indecisive
{s} kesin olmayan
indecisive
(Kanun) mütereddit
indecisive
ortada
indecisive
kesin bir sonuca bağlanmayan
indecisive
belirsiz
indecisive
{s} karara bağlanamayan
indecisive
{s} kuşkulu
indecisive
kararsız bir şekilde indecisivenesskararsızlık
indecisive
şüpheli/kararsız
indecisive
kesin olmayan indecisivelykesin olmayarak
indecisive
{s} şüpheli
indecisive
tereddüt
Englisch - Englisch
indecisive

They were all being very indecisive about what to wear to the party.

not decisive; not marked by promptness or decision
Favoriten