mahrum etme

listen to the pronunciation of mahrum etme
Türkisch - Englisch
deprivation
divestment
divestiture
mahrum etmek
{f} deny
mahrum et
deprive

A traffic accident deprived him of the use of his left hand. - Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.

I'm not trying to deprive you of your rights. - Seni haklarından mahrum etmeye çalışmıyorum.

mahrum etmek
deprive
mahrum etmek
strip
mahrum etmek
deprive of
mahrum etmek
divest somebody of
mahrum et
deprive of
mahrum et
disenfranchise
mahrum et
{f} deprived

The government deprived him of all his rights. - Hükümet onu bütün haklarından mahrum etti.

The accident deprived them of their happiness. - Kaza onları mutluluklarından mahrum etti.

mahrum etmek
disable
mahrum etmek
despoil
mahrum etmek
cut off

you are cut off from anyone who will help you.

haklarından mahrum etme
disenfranchisement
mahrum et
dispossess
mahrum et
depriveof
mahrum et
dispossessed
mahrum etmek
debar from
mahrum etmek
divest smb. of
mahrum etmek
exclude
mahrum etmek
con smb. out of
mahrum etmek
{f} divest
mahrum etmek
{f} starve
mahrum etmek
{f} stint
mahrum etmek
{f} mulct
mahrum etmek
dispossess
mahrum etmek
{f} spoil
mahrum etmek
{f} shear
mahrum etmek
{f} debar
mahrum etmek
{f} detain
mahrum etmek
lose
mahrum etmek
abridge
mahrum etmek
to deprive sb/sth of, to debar sb (from sth), to deprive of, to shear of
mahrum etmek
oust
mirastan mahrum etme
disinheritance
yasal haklardan mahrum etme
proscription
Türkisch - Türkisch

Definition von mahrum etme im Türkisch Türkisch wörterbuch

Mahrum etmek
alıkoymak
mahrum etmek
Yoksun bırakmak
mahrum etme
Favoriten