kayırmak

listen to the pronunciation of kayırmak
Türkisch - Englisch
favour
protect
to show favoritism toward, give (someone) preferential treatment
favor
to support, to back, to help, to sponsor, to protect " himmet etmek; to favour, to favor, to show favour, to treat preferentially" iltimas etmek
enlist
favour [Brit.]
show favor
back
to sponsor, protect, care for
sponsor
support
stand up for
kayırma
{i} favor
kayırma
(Ticaret) cronyism
kayırma
(Ticaret) patronage
kayırma
prejudice
kayırma
favour
kayır
favoritism
kayırma
favour, favor
kayırma
backing
kayırma
favour [Brit.]
kayırma
favoritism, special treatment
kayırma
protection
kayırma
pull
kayırma
shadow
Türkisch - Türkisch
Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak, haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek: "Güzelle yüceltirim insanlığı, işim bu / Çirkini, kabayı ve hamı kayıramam ki."- A. M. Dıranas
Birini, başkalarının veya işin zararı pahasına tutmak, haksız yere kolaylıklar sağlamak, iltimas etmek
Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek
Koruyarak başarısını sağlamak, elinden tutmak, himmet etmek: "Bizi kayıran, arayan yok."- H. R. Gürpınar
(Osmanlı Dönemi) MÜBALAT
gözetmek
Kayırma
koltuk altı
kayır
Kalın kum
kayır
iri taneli ve kalın kum
kayır
İnce kum
kayır
ırmakların sürükleyip biriktirdiği kalın kum
kayırma
Kayırmak işi, koruma, himmet, iltimas
kayırmak
Favoriten