Iran balks at release of American woman.
- İran, Amerikalı kadının serbest bırakılmasını engelliyor.
She is a selfish woman.
- O bencil bir kadındır.
The qipao is a classic female garment that originated in 17th century China.
- Qipao 17.yüzyıl Çin'inde yaratılmış klasik kadın giysisidir.
The patients in this study consisted of 30 males and 25 females.
- Bu çalışmadaki hastalar, 30 erkek ve 25 kadından oluşmaktadır.
Tom continued his relationship with that married woman.
- Tom bu evli kadınla birlikte olmayı sürdürdü.
They have played heroines.
- Onlar kadın kahramanları oynadılar.
She won an Oscar nomination for best supporting actress.
- O, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığını kazandı.
You'll never be an actress.
- Asla bir kadın oyuncu olmayacaksın.
The policewoman directed traffic.
- Kadın polis trafiği yönetti.
She shot a warm smile at the old lady.
- O, yaşlı kadına sıcak bir gülümseme fırlattı.
That poor lady is disabled.
- Şu zavallı kadın engelli.
I was looking at a pretty hen.
- Ben güzel bir kadına bakıyordum.
The lady's wish is my command.
- Kadının isteği benim emrimdir.
She walked with her head down like an old woman.
- O, yaşlı bir kadın gibi başını eğip yürüdü.
She is a selfish woman.
- O bencil bir kadındır.
She's married to a misogynist.
- O bir kadın düşmanıyla evli.
He awarded the poetess.
- O, kadın şairi ödüllendirdi.
Do you know any poetesses?
- Herhangi bir kadın şair tanıyor musun?
Tom married John's widow.
- Tom John'un dul kadını ile evlendi.
The widow suffered from stomach cancer.
- Dul kadın mide kanserinden muzdarip.
Mary is a fortune teller.
- Mary bir falcı kadın.
Mrs. Smith was a famous beauty.
- Bayan Smith ünlü bir güzel kadındı.