I looked at her full of amazement and admiration. After a while she hissed Don't stand there gawking!
- Şaşkınlık ve hayranlık dolu olarak ona baktım. Bir süre sonra o seslendi Aval aval bakarak orada durma!
Who can read the heroic deeds of brave men without a feeling of respect and admiration?
- Kim saygı ve hayranlık hissi duymadan cesur insanların kahramanca eylemlerini okuyabilir?
Hero worship is a dangerous thing.
- Taparcasına hayranlık duymak tehlikeli bir şey.
I know who your secret admirer is.
- Senin gizli hayranının kim olduğunu biliyorum.
I heard that you've got a secret admirer.
- Gizli bir hayranın olduğunu duydum.
I'm a fan of Tatoeba.
- Tatoeba'nın bir hayranıyım.
I'm a big fan of Getter Jaani.
- Getter Jaani'nin büyük bir hayranıyım.
Tom has done an admirable job.
- Tom hayranlık uyandıran bir iş yaptı.
Tom is a member of a motor enthusiasts' club.
- Tom motor hayranları kulübünün bir üyesidir.
Tom is a yoga enthusiast.
- Tom bir yoga hayranı.
I cannot help admiring your new car.
- Benim yeni arabana hayran olmamam elimde değil.
I couldn't help admiring him.
- Ona hayran olmak elimde değildi.
Tom is nuts about squirrels.
- Tom sincaplara hayran.