تعريف hayranlık في التركية الإنجليزية القاموس.
- {i} admiration
He looks to me with much admiration.
- O bana büyük bir hayranlıkla bakıyor.
I feel admiration for his talent.
- Ben onun yeteneği için hayranlık hissediyorum.
- adoration
- wondering admiration
- love
- wonder
- reverence
- compliment
- enthusiasm
- infatuation with
- worship
Hero worship is a dangerous thing.
- Taparcasına hayranlık duymak tehlikeli bir şey.
- entrancement
- craze
- predilection
- hayran
- {i} admirer
Anne has many admirers.
- Anne'in birçok hayranları var.
I heard that you've got a secret admirer.
- Gizli bir hayranın olduğunu duydum.
- hayran
- fan
I am fan of football.
- Ben futbol hayranıyım.
I'm a fan of Tatoeba.
- Tatoeba'nın bir hayranıyım.
- hayranlık belirten
- complimentary
- hayranlık duymak
- think the world of
- hayranlık duymak
- to feel admiration (for)
- hayranlık ifade eden
- admiring
- hayranlık ifadesi
- tribute of admiration
- hayranlık uyandıran
- admirable
Tom has done an admirable job.
- Tom hayranlık uyandıran bir iş yaptı.
- hayranlık uyandıran şey
- admiration
- hayranlık uyandırmak
- to evoke admiration
- hayran
- {i} enthusiast
Tom is a member of a motor enthusiasts' club.
- Tom motor hayranları kulübünün bir üyesidir.
Tom is a yoga enthusiast.
- Tom bir yoga hayranı.
- hayran
- hanger on
- hayran
- admiring
Tom was admiring my new car at the time the truck crashed into it.
- Tom, kamyon yeni arabama çarptığı zaman ona hayran oluyordu.
I couldn't help admiring him.
- Ona hayran olmak elimde değildi.
- hayran
- booster
- hayran
- wonder-struck
- hayran
- enamoured
- hayran
- potty about
- hayran
- nut
Tom is nuts about squirrels.
- Tom sincaplara hayran.
- hayran
- ecstatic
- hayran
- idolater
- hayran
- follower
- hayran
- filled with admiration
- hayran
- admirer, fan, lover, devotee; filled with admiration, potty about sb/sth
- hayran
- admirer; fan
- hayran
- lover
- hayran
- devotee
- hayran
- potty
- hayran
- wonderstruck
- kendine hayranlık
- egomania
- kendine hayranlık
- egotism
- kendine hayranlık
- narcissism
- kendine hayranlık
- self love
- saygı ve hayranlık göstermek
- do smb. the compliment
- yaşanılan yere hayranlık
- civic pride