hükmetmek

listen to the pronunciation of hükmetmek
Türkisch - Englisch
dominate
rule
govern
decide on
rule over
to up and (do something): Mürüvvet dün hükmedip Bursa'ya gitmiş. It seems that Mürüvvet upped and went to Bursa yesterday
to decide, conclude
overrule
award
bestride
make an award
be in the ascendant
reckon
domineer
be in the ascendent
assume
adjudge
to rule, govern
command
sway
to rule, to dominate; to judge, to conclude
conclude
(Kanun) order
adjudicate
{f} master
{f} possess
enact
hükmet
{f} domineering
hükmet
domineer
hükmetme
suzerainty
hükmetme
imperiousness
hükmetme
domination
hükmetme
{s} possessive
hükmetme
{i} sway
hükmetme
commanding
Türkisch - Türkisch
Düşünme veya yargılama sonunda bir kanıya varmak: "Gözlerimi açtığım zaman odamı loş görünce akşam olduğuna hükmettim."- R. H. Karay
Egemenliği altında bulundurmak
Düşünme veya yargılama sonunda bir kanıya varmak
Aklına esmek
(Osmanlı Dönemi) MENY
(Osmanlı Dönemi) FÜTAHA
hükmetme
Hükmetmek işi
hükmetmek
Favoriten