get used to

listen to the pronunciation of get used to
Englisch - Türkisch
alışmak

Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak. - It'll take some time to get used to living here.

Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır. - It always takes time to get used to a new place.

adapte olmak
kanıksamak
-e alışmak
alışın
Alışmak, alışkanlık haline getirmek
get to
varmak

Arabayla istasyondan amcamın evine varmak yaklaşık sadece beş dakika aldı. - It took only about five minutes to get to my uncle's house from the station by car.

İstasyona erken varmak için çaba harcadı. - He made an effort to get to the station early.

get to
(fiil)rmak, başlamak, yapıyor bulunmak, dolabı sezmek, dalavereyi anlamak
get to
gerekmek
get to
(Fiili Deyim ) 1- -e varmak 2- başlamak
get to
başlamak

Çalışmaya başlamak zorundayım. - I have to get to work.

İşe başlamak istiyorum. - I want to get to work.

get to
-e varmak/gelmek
get to
-e gelmek
get to
şart olmak
get to
-e varmak
get used
alışmak

Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak. - It'll take some time to get used to living here.

Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır. - It always takes time to get used to a new place.

get used
kanıksamak
get accustomed
alışık ol
get to
yapabilmek
get to
ulaşmak

Kent merkezine ulaşmak için hangi otobüs veya trene binebileceğimi bana söyleyebilir misin? - Can you tell me which bus or train I can take to get to the town centre?

Onlar Avrupa'ya ulaşmak için umutsuzdu. - They were desperate to get to Europe.

get to
bağlantı kurmak
get used
alış

Yakında buradaki iklime alışırsın. - You'll soon get used to the climate here.

Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak. - It'll take some time to get used to living here.

get accustomed
alışık olmak
get to
yapıyor bulunmak
get to
k.dili. başlamak (Mastarla birlikte kullanılır.): They got to talking. Konuşmaya başladılar
get to
dolabı sezmek
get to
dalavereyi anlamak
get to
lazım olmak
get to
(deyim) get to grip with sth. ciddiyetle ele almak get to someone [kd] 1.rusvet vermek,etkilemek. 2.dokunmak,uzmek. get to/reach/make first base (with sth.) (başlıca ABD,kd) bir plan veya projenin ilk safhasını tamamlamak get to grips with sth. bir mesele ile uğraşmak,gereğine bakmak get to the bottom of sth. bir meselenin aslını/iç yüzünü öğrenmek
to get used to
öğür olmak
Englisch - Englisch
become accustomed to
get accustomed
get to
To track down and intimidate

He's refusing to testify. I think the Mob got to him.

get to
To affect adversely; to upset or annoy

This job's really getting to me. I don't know how much longer I'll last.

get to
cause annoyance in; disturb, especially by minor irritations; "Mosquitoes buzzing in my ear really bothers me"; "It irritates me that she never closes the door after she leaves"
get to
arrive at the point of; "She gets to fretting if I stay away form home too long
get to
reach a goal, e g , "make the first team"; "We made it!"; "She may not make the grade"
get to
be allowed to; arrive at, reach
get to
arrive at the point of; "She gets to fretting if I stay away form home too long"
get used to

    Türkische aussprache

    get yuzd tı

    Aussprache

    /ˈget ˈyo͞ozd tə/ /ˈɡɛt ˈjuːzd tə/

    Etymologie

    [ 'get, ÷'git ] (verb.) 13th century. Middle English, from Old Norse geta to get, beget; akin to Old English bigietan to beget, Latin prehendere to seize, grasp, Greek chandanein to hold, contain.

    Videos

    ... communities get used to this in normal time so that it's a ...
    ... okay so if that taking gave a little bit longer to get used to you ...

    Wort des Tages

    amative
Favoriten