doruklar

listen to the pronunciation of doruklar
Türkisch - Englisch
altitudes
apices
doruk
{i} climax
doruk
peak

The peak of mount Everest is the highest spot in the world. - Everest dağının doruk noktası dünyada en yüksek noktadır.

The excitement reached its peak. - Heyecan doruk noktasına ulaştı.

doruk
{i} culmination
doruk
pinnacle
doruk
zenith
doruk
spike
doruk
corona
doruk
high-water mark
doruk
ultimate
doruk
mode
doruk
crown
doruk
summit
doruk
cusp
doruk
vertex
doruk
top
doruk
apex
doruk
crest
doruk
height
doruk
high

The peak of mount Everest is the highest spot in the world. - Everest dağının doruk noktası dünyada en yüksek noktadır.

Prices have reached a 13-year high. - Fiyatlar on üç yılın doruk noktasına çıktı.

doruk
acme
Doruk
(isim) Peak of the mountain
doruk
{i} meridian
doruk
eminencecy
doruk
highwater
doruk
{i} heyday
doruk
{i} apogee
doruk
{s} apical
doruk
{i} hilltop
doruk
mountaintop
doruk
{i} sum
doruk
noon
doruk
high tide
doruk
(Askeri) top of hill
doruk
summit, peak, apex, top
doruk
summit, peak, apex, acme, top
doruk
climax (of a play)
Türkisch - Türkisch

Definition von doruklar im Türkisch Türkisch wörterbuch

DORUK
En üstün başarı düzeyi: "Dorukta yalnız kalmak ve doruktan başlamak ne kadar da zormuş meğer."- T. Buğra
DORUK
Dağ, ulu ağaç gibi yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika
doruk
En üstün başarı düzeyi
doruk
örülen çorabın burun kısmı
doruk
Ladin ağacı
doruklar
Favoriten