She spends all her time thinking about boys.
- O bütün zamanını erkek çocuklarını düşünerek geçirir.
I was mistaken in thinking that he was a trustworthy man.
- Ben onun güvenilir bir adam olduğunu düşünerek yanıldım.
I think he is a doctor.
- Onun bir doktor olduğunu düşünüyorum.
I think he is Mr Brown.
- Onun Bay Brown olduğunu düşünüyorum.
What do you think of the original plan?
- Orijinal plan hakkında ne düşünüyorsun?
Two people think of her as their daughter.
- İki kişi onu kızları olarak düşünüyor.
This is different from what I thought.
- Bu düşündüğümden farklı.
She is very thoughtful and patient.
- O çok düşünceli ve sabırlı.
We all pondered over what had taken place.
- Hepimiz ne olduğunu düşünüp taşındık.
Let's ponder that for a moment.
- Onu bir an için düşünelim.
Tom was probably pondering something.
- Tom galiba bir şeyler düşünüp duruyordu.
When you are constantly told no smoking, no smoking like that, you start thinking, maybe smoking really is a threat to public morals or something.
- Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
Everyone listened and was very happy, thinking this wedding was both original and meaningful.
- Herkes dinledi ve çok mutluydu, düğünün özgün ve anlamlı olduğunu düşündüler.
Do you believe that elephants can contemplate life after death?
- Fillerin ölümden sonra hayat düşünebileceklerine inanıyor musunuz?
When I contemplate the sea, I feel calm.
- Denizi düşündüğümde, sakin hissediyorum.
He meditated for two days before giving his answer.
- Cevabını vermeden önce iki gün boyunca düşündü.
I'm trying to meditate.
- Düşünmeye çalışıyorum.
The jury deliberated for three days.
- Jüri üç gün boyunca düşündü.
Do you think that was deliberate?
- Onun kasıtlı olduğunu düşünüyor musun?
We all consider your idea to be impractical.
- Hepimiz senin fikrinin kullanışsız olduğunu düşünüyoruz.
I have no idea what that guy is thinking.
- Bu adamın ne düşündüğü hakkında hiçbir fikrim yok.
His suggestion is worth considering.
- Onun önerisi düşünmeye değer.
I'm considering going with them.
- Onlarla gitmeyi düşünüyorum.
Tom considered working for our company, but decided not to.
- Tom bizim şirketimiz için çalışmayı düşündü, fakat yapmamaya karar verdi.
Have you ever considered majoring in economics at college?
- Üniversitede iktisat bölümünde uzmanlaşmayı hiç düşündünüz mü?
All in all, after ten years of searching, my friend got married to a girl from the Slantsy region.
- Her şeyi düşünerek, on yıllık araştırmadan sonra, arkadaşım Slantsy bölgesinden bir kızla evlendi.