I'll send you the link to my website.
- Sana web sitem için bağlantı göndereceğim.
Would you be able to write down the link to the site?
- Siteye bağlantı yazabilir misiniz?
Tom linked to my website from his blog.
- Tom bloğundan benim siteme bağlandı.
It is a prevalent belief, according to a nationwide poll in the United States, that Muslims are linked with terrorism.
- ABD'de ülke çapındaki bir ankete göre Müslümanların terörle bağlantılı olduğu yaygın bir inançtır.
I connect to the Internet almost every day.
- Ben hemen hemen her gün internet'e bağlanırım.
How do I connect to your Wi-Fi?
- Senin Wi-Fi'yına nasıl bağlanırım?
A man touched down on the moon. A wall came down in Berlin. A world was connected by our own science and imagination.
- Bir insan aya indi. Berlinde bir duvar yıkıldı. Bir dünya kendi bilimimizle ve hayal gücümüzle bağlandı.
How is this connected to that?
- Bu onunla nasıl bağlantılı?
The hostages were bound and gagged.
- Rehineler bağlandı ve ağızları kapatıldı.
The thief was bound hand and foot.
- Hırsızın eli ve ayağı bağlandı.
You should cut off your connections with that group.
- O grupla bağlantıları kesmelisin.
Why are you telling me about hippos all of the sudden? I don't see the connection between that and your twelve red goldfishes.
- Birdebire su aygırlarını bana niçin anlatıyorsun? O ve senin on iki kırmızı akvaryum balığının arasındaki bağlantıyı anlamıyorum.
It's not legally binding.
- O yasal olarak bağlayıcı değil.
A tenancy agreement is a legally binding document between a landlord and their tenant.
- Bir kira sözleşmesi, ev sahibi ve kiracıları arasında yasal olarak bağlayıcı bir belgedir.
Would you be able to write down the link to the site?
- Siteye bağlantı yazabilir misiniz?
I'll send you the link to my website.
- Sana web sitem için bağlantı göndereceğim.
Tie Tom up with this piece of rope.
- Bu ip parçası ile Tom'u bağla.
Tom tied the rope around his waist.
- Tom ipi beline bağladı.
They tied the thief to the tree.
- Onlar hırsızı ağaca bağladılar.
Mother tied up three pencils with a piece of string.
- Annem bir parça ip ile üç kurşun kalemi bağladı.
The events were closely linked.
- Olaylar yakından bağlantılı idi.
These sentences are not directly linked.
- Bu cümleler doğrudan doğruya bağlantılı değildir.
Tom is going to want to tie up some loose ends.
- Tom bazı yarım kalmış işleri bağlayacak.
Tom linked to my website from his blog.
- Tom bloğundan benim siteme bağlandı.
The events were closely linked.
- Olaylar yakından bağlantılı idi.
Please make sure that your seat belt is securely fastened.
- Emniyet kemerinizin güvenle bağlanmış olduğundan emin olun.
Tom fastened his seat belt.
- Tom emniyet kemerini bağladı.
Tom tied his shoe laces.
- Tom ayakkabı bağlarını bağladı.
Mary laced up her boots.
- Mary çizmelerini bağladı.
I'm not connecting your computers.
- Ben senin bilgisayarlarını bağlamıyorum.
I am connecting this computer to the Internet.
- İnternet'e bu bilgisayarla bağlanıyorum.
It's not legally binding.
- O yasal olarak bağlayıcı değil.
A tenancy agreement is a legally binding document between a landlord and their tenant.
- Bir kira sözleşmesi, ev sahibi ve kiracıları arasında yasal olarak bağlayıcı bir belgedir.
He connected the cord to the machine.
- O, kordonu makineye bağladı.
A developing embryo connects to the placenta via the umbilical cord.
- Gelişmekte olan bir embriyo, göbek kordonu yoluyla plasentaya bağlanır.
We ascribe his success to hard work.
- Onun başarısını sıkı çalışmaya bağladık.
Fasten your seatbelt.
- Emniyet kemerini bağla.
Please fasten your seat belt.
- Lütfen emniyet kemerinizi bağlayın.
The driver is deeply attached to his old car.
- Sürücü eski arabasına derinden bağlandı.
Tom attached some twine to the kite.
- Tom uçurtmaya biraz ip bağladı.
I can't tie a very good knot.
- Ben çok iyi bir fiyonk bağlayamam.
That child could barely manage to tie his shoes.
- O çocuk ayakkabılarını güçlükle bağlayabildi.
You can't destroy the precious bond between mother and child.
- Anne ve çocuk arasındaki değerli bağları yok edemezsiniz.
Attach the two cables together.
- İki kabloyu birbirine bağla.
Attach this label to your package.
- Bu etiketi paketinize bağlayın.
Please make sure that your seat belt is securely fastened.
- Emniyet kemerinizin güvenle bağlanmış olduğundan emin olun.
Tom knotted the rope securely.
- Tom ipi güvenli bir biçimde bağladı.