Çok tertipli değilim.
- I'm not very organized.
Sen çok tertipli değilsin, değil mi?
- You aren't very organized, are you?
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.
- The new law should take a bite out of organized crime.
Biz daha organize olmalıyız.
- We should get more organized.
O toplantıyı kim düzenledi?
- Who organized that meeting?
O, bir yaz rock festivali düzenledi.
- He organized a summer rock festival.
Parça, piyano ve orkestra için düzenlendi.
- The piece was arranged for piano and orchestra.
Toplantı gelecek pazar düzenlendi.
- The meeting was arranged for next Sunday.
İki pul koleksiyoncusu bir takas düzenledi.
- The two stamp collectors arranged a trade.
Kitapları büyüklüklerine göre düzenledik.
- We arranged the books according to size.
Kamuoyunun örgütlü suça olan hayranlığı çok rahatsız edicidir.
- The public's fascination with organized crime is very disturbing.
Tom genellikle oldukça düzenli.
- Tom is usually quite organized.
Tom düzenli görünüyor.
- Tom seems to be organized.