Sen çok tertipli değilsin, değil mi?
- You aren't very organized, are you?
Tom çok tertipli değildi.
- Tom wasn't very organized.
Tom CDlerini bir sanatçıyla organize etti.
- Tom organized his CDs by artist.
Parti Mac tarafından organize edildi.
- The party was organized by Mac.
O, bir yaz rock festivali düzenledi.
- He organized a summer rock festival.
Konuşmacı ders notlarını düzenledi.
- The speaker organized his lecture notes.
Parça, piyano ve orkestra için düzenlendi.
- The piece was arranged for piano and orchestra.
Kayalar Japon tarzı bahçede güzel biçimde düzenlendi.
- Rocks are beautifully arranged in the Japanese-style garden.
Yarınki parti için yeme içme işini düzenledim.
- I arranged catering for tomorrow's party.
İki pul koleksiyoncusu bir takas düzenledi.
- The two stamp collectors arranged a trade.
Kamuoyunun örgütlü suça olan hayranlığı çok rahatsız edicidir.
- The public's fascination with organized crime is very disturbing.
Tom genellikle oldukça düzenli.
- Tom is usually quite organized.
Tom düzenli görünüyor.
- Tom seems to be organized.