I'm at the airport now.
- Şimdi havaalanındayım.
Shall we start the meeting now?
- Toplantıyı şimdi başlatalım mı?
He came home just now. Didn't you know that?
- O şimdi eve geldi. Bunu bilmiyor muydunuz?
I can't think of his name just now.
- Ben şimdi onun adını hatırlayamıyorum.
I have not heard a word from him as yet.
- Şimdiye kadar ondan bir kelime duymadım.
As yet, I have not completed the sweater.
- Şimdiye kadar hiçbir kazağı bitirmedim.
Can you see where Tom is now?
- Şimdi Tom'un nerede olduğunu görebiliyor musun?
How many do you see now?
- Şimdi kaç tane görüyorsun?
I can't answer you here and now.
- Sana şimdi yanıt veremem.
I want you focus on the here and now.
- Burada ve şimdi odaklanmanı istiyorum.
Now that you are here, you can help do the cleaning.
- Şimdi buradaysan, temizlemeye yardım edebilirsin.
I see now that we've made a mistake.
- Bir hata yaptığımızı şimdi anlıyorum.
Can you please go away now?
- Şimdi gider misiniz, lütfen?
The boarders are now away on vacation.
- Yatılı öğrenciler şimdi uzakta tatilde.
Where do you live at the moment?
- Sen şimdi nerede oturuyorsun?
Where are you sitting at the moment?
- Sen şimdi nerede oturuyorsun?
But for the safety belt, I wouldn't be alive today.
- Emniyet kemeri olmasaydı şimdi hayatta olmazdım.
I'm now watching Russia Today.
- Ben şimdi Russia Todayi izliyorum.
I want you to take back what you said just now.
- Ben söylediklerini şimdi geri almanı istiyorum.
I heard a shot just now.
- Ben şimdi bir silah sesi duydum.
Nowadays, almost every home has one or two televisions.
- Şimdilerde neredeyse her evde bir ya da iki televizyon var.
That's not surprising nowadays.
- Şimdi bu sürpriz değil.
We're getting out of here in a moment.
- Hemen şimdi buradan çıkıyoruz.
Please come right now.
- Lütfen hemen şimdi gel.
I need to speak with Tom right now.
- Tom'la hemen şimdi konuşmam gerekiyor.
Dad just now went out.
- Babam hemen şimdi dışarı çıktı.
I'm coming to you just now.
- Hemen şimdi sana geliyorum.