cephesinde

listen to the pronunciation of cephesinde
Türkçe - İngilizce
before
cephe
front

War compelled soldiers to go to the front. - Savaş askerleri cepheye gitmeye zorladı.

Nature is under attack on all fronts. - Doğa bütün cephelerde saldırı altında.

cephe
facade

The magician's use of smoke and mirrors was an elaborate facade. - Büyücünün duman ve aynalar kullanması ayrıntılı bir cepheydi.

They live in a white house with brick facade on the left corner at the end of the street. - Sokağın sonunda sol köşedeki tuğla cepheli beyaz bir evde yaşıyorlar.

cephe
frontal
cephe
head
cephe
front facade
cephe
façade

The magician's use of smoke and mirrors was an elaborate facade. - Büyücünün duman ve aynalar kullanması ayrıntılı bir cepheydi.

They live in a white house with brick facade on the left corner at the end of the street. - Sokağın sonunda sol köşedeki tuğla cepheli beyaz bir evde yaşıyorlar.

cephe
front-line
cephe
frontispiece
cephe
aspect
cephe
elevation
cephe
exposure
cephe
front line

The troops were retired from the front lines. - Birlikler cephe hatlarından çekildiler.

cephe
fasade
cephe
face
cephe
front; frontage, façade" " alnaç, yüz; side yan, yön
cephe
(Askeriye) front
cephe
front; side
Türkçe - Türkçe

cephesinde teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

Cephe
cenah
Cephe
alnaç
cephe
Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer
cephe
Yan, yön, taraf
cephe
Yüz, alnaç
cephe
Yan, yön, taraf: "Hakikatin bin bir cephesi ve başka başka görünüşleri yok mudur?"- A. Ş. Hisar
cephe
Üzerinde savaşın sürdüğü bölge
cephe
Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik
cephe
Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır
cephe
Yapılarda yüz, alnaç: "Başını kaldırarak köşkün karanlık cephesine baktı."- P. Safa. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge: "Meydan muharebesi, yüz kilometrelik cephe üzerinde cereyan ediyordu."- Atatürk
cephesinde