by the

listen to the pronunciation of by the
İngilizce - Türkçe
surette
tarafından

Ikeda birkaç aptalca hata yaptı ve bu yüzden ona bölüm başkanı tarafından ağzının payı verildi. - Ikeda made several silly mistakes, and so he was told off by the department head.

Kredi kartım ATM tarafından reddedildi. - My credit card was rejected by the ATM.

by the way
bu arada

Bu arada kaç taneniz günlükler tutuyor? - By the way, how many of you keep diaries?

Bu arada, keman çalar mısın? - By the way, do you play the violin?

by the way
sırası gelmişken

Sırası gelmişken, Mike, evine nasıl gideceğimi lütfen bana söyler misin? - By the way, Mike, please tell me how to get to your house.

Sırası gelmişken, dün gece neredeydin? - By the way, where were you last night?

by the time
zamana kadar
by the time
-nceye kadar
by the time
-e kadar
by the way
yeri gelmişken
by the way
hatırımda iken
by the time
e kadar
by the way
(deyim) sirasi gelmisken,aklima gelmisken soyleyeyim
by the way
bu vesileyle
by the way
giderken
by the time
-meden önce
by the end
sonuna kadar

Tom gelecek ayın sonuna kadar bizden haber almayı bekleyebilir. - Tom can expect to hear from us by the end of the month.

Lütfen ayın sonuna kadar raporu teslim edin. - Please turn in the report by the end of the month.

by the fact
göre
by the way
bu münasebetle
by the way
lafı gelmişken
by the way
söz açılmışken

Söz açılmışken, iyi bir cümle - It's a good sentence, by the way.

Söz açılmışken, bugün 8 haziran- karımın doğum günü - By the way, today is the 8th of June — my wife's birthday.

by the way
söz bundan açılmışken
by the by
sırası gelmişken
by the time
-dığı zaman
by the way
aklıma gelmişken

Aklıma gelmişken, Tom şehirde. - By the way, Tom is in town.

Aklıma gelmişken , sen hiç Avrupaya gittin mi? - By the way, have you ever been to Europe?

by the way
yol kenarında
By the way
bu sırada; bu arada; aklıma gelmiş iken.....Örneğin "Yes, thank you İ had a great time last night. By the way, who cooked the chicken?' evet teşekkür ederim, dün akşam çok iyi zaman geçirdim. Bu arada, tavuğu kim pişirdi?'
by the end
son

Ken yıl sonuna kadar erkek kardeşinin elbiselerine sığacaktır. - Ken will grow into his brother's clothes by the end of the year.

Tom gelecek ayın sonuna kadar bizden haber almayı bekleyebilir. - Tom can expect to hear from us by the end of the month.

by the sea
denize sıfır
by the time
-dığında. "By the time you come home."
by the time
diğim zaman

By the time I reach the age of sixty-five, I will have worked for more than forty.

by the way
ha aklıma gelmişken
by the piece
parça başına
by the piece
tane ile
by the piece
yapılan iş miktarına göre
by the sea
deniz kenarından
İngilizce - İngilizce

by the teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

by the by
used to introduce a new topic; incidentally
by the time
When

I'll be an old man by the time you finish!.

by the way
Incidentally; a parenthetical statement not timely, central, or crucial to the topic at hand; foregone, passed by, something that has already happened

I had counted on a life-lease of the profits, whereas I only received those of a few short years. But this is by the way.

By The Way
btw
by the by
by the bye, incidentally, by the way
by the piece
each, per unit
by the piece
one piece at a time; "she sold the plates by the piece"
by the piece
one piece at a time; "she sold the plates by the piece
by the way
introducing a different topic; "by the way, I won't go to the party
by the way
incidentally
by the way
introducing a different topic; "by the way, I won't go to the party"
by the way
incidently
by the way
obiter
by the year
per annum
by the