sonuna kadar

listen to the pronunciation of sonuna kadar
Türkçe - İngilizce
end

You don't have to stay to the end. - Sonuna kadar kalmak zorunda değilsiniz.

The boss told his secretary to come up with a good idea by the end of the week. - Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.

to the last, till the last
to the bitter end

Laugh as much as you like; I'll stick to my plan to the bitter end. - İstediğin kadar gül; ben sonuna kadar planıma sadık kalacağım.

Whatever happens, I'll stick to my principles to the bitter end. - Ne olursa olsun sonuna kadar ilkelerime bağlı kalacağım.

till the last
to the end

You must carry the task through to the end. - Sonuna kadar görevi taşımalısın.

You don't have to stay to the end. - Sonuna kadar kalmak zorunda değilsiniz.

by the end

The boss told his secretary to come up with a good idea by the end of the week. - Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.

Please turn in the report by the end of the month. - Lütfen ayın sonuna kadar raporu teslim edin.

full blast
up to the end
to the last
to the full extent
until end
up end
until the end
end-up
with one's back to the wall
to the utmost
up against the wall
sonuna kadar açık
wide open

The door was wide open. - Kapı sonuna kadar açıktı.

The back door's wide open. - Arka kapı sonuna kadar açık.

sonuna kadar dayanmak
stick it out
sonuna kadar dayanmak
go through with it
sonuna kadar devam eden kimse
stayer
sonuna kadar direnme
perseverance

In all cases, love is perseverance. - Her durumda, sevgi sonuna kadar direnmedir.

sonuna kadar direnmek
face it out
sonuna kadar gitmek
stick it
sonuna kadar kullanmak
make the best of
sonuna kadar oturmak
sit out
başından sonuna kadar
all the way
yolun sonuna kadar
all the way
gücümün sonuna kadar
to the utmost of my powers
işi sonuna kadar götüren kimse
wholehogger
işin verilen sürenin sonuna kadar süreceği teorisi
Parkinson's law
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) ilâ âhir
sonuna kadar