Jacob sevimli afacan tarafından ısırılmış gibi gözüküyor.
- It looks like Jacob has been bitten by the love bug.
Ikeda birkaç aptalca hata yaptı ve bu yüzden ona bölüm başkanı tarafından ağzının payı verildi.
- Ikeda made several silly mistakes, and so he was told off by the department head.
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?
- By the way, did you hear that Mary quit her job?
Bu arada, keman çalar mısın?
- By the way, do you play the violin?
Sırası gelmişken, Mike, evine nasıl gideceğimi lütfen bana söyler misin?
- By the way, Mike, please tell me how to get to your house.
Sırası gelmişken, dün gece neredeydin?
- By the way, where were you last night?
Tom gelecek ayın sonuna kadar bizden haber almayı bekleyebilir.
- Tom can expect to hear from us by the end of the month.
Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.
- The boss told his secretary to come up with a good idea by the end of the week.
Söz açılmışken, bugün 8 haziran- karımın doğum günü
- By the way, today is the 8th of June — my wife's birthday.
söz açılmışken, ödevini tamamladın mı?
- By the way, have you done your homework?
Aklıma gelmişken, o zamandan beri ondan haber aldın mı?
- By the way, have you heard from her since then?
Aklıma gelmişken, ödevini yaptın mi?
- By the way, have you done your homework?
Gelecek ayın sonunda on yıldır burada yaşamakta olacak.
- He will have lived here for ten years by the end of next month.
Patron sekreterine hafta sonuna kadar iyi bir fikirle gelmesini söyledi.
- The boss told his secretary to come up with a good idea by the end of the week.
By the time I reach the age of sixty-five, I will have worked for more than forty.
I'll be an old man by the time you finish!.
I had counted on a life-lease of the profits, whereas I only received those of a few short years. But this is by the way.