bilinmeyen

listen to the pronunciation of bilinmeyen
Türkçe - İngilizce
unknown

It was all like a single equation with two unknowns. - İki bilinmeyenli bir denklem gibiydi hepsi.

A known mistake is better than an unknown truth. - Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.

unknown quantity

The symbol X usually stands for an unknown quantity in mathematics. - X sembolü genellikle matematikte bilinmeyen sayıyı temsil etmektedir.

strange

His hobby is collecting strange butterflies. - Onun hobisi bilinmeyen kelebekler toplamaktır.

shrouded in mystery
nameless
unrecognized
uncharted

We're in uncharted territory. - Bilinmeyen bölgedeyiz.

(deyim) in the dark
unrecognised
incognita
secret
obscure

The two scholars wrangled over the meaning of an obscure Tibetan phrase. - İki bilim adamı bilinmeyen bir Tibet ifadesinin anlamı üzerinde tartıştı.

occult
recondite
unbeknownst
unbeknown
mystery
mysterious
{i} x
unknowable
unchartered
unknow

It is estimated that a great part of his inventions would remain unknown to the date. - Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.

A known mistake is better than an unknown truth. - Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.

bilinmeyen numaralar servisi
directory assistance
bilinmeyen ad
(Bilgisayar) unknown name
bilinmeyen adres
(Bilgisayar) unknown address
bilinmeyen alan
(Bilgisayar) unknown field
bilinmeyen hata
(Bilgisayar) unknown error
bilinmeyen kaynak
(Bilgisayar) unknown source
bilinmeyen kelimeler
unknown words
bilinmeyen komut
(Bilgisayar) unknown command
bilinmeyen nesne
(Bilgisayar) unknown object
bilinmeyen numara
unknown number
bilinmeyen numaralar
unknown numbers
bilinmeyen paket
(Bilgisayar) unknown package
bilinmeyen sanatçı
(Bilgisayar) unknown artist
bilinmeyen seçenek
(Bilgisayar) unknown option
bilinmeyen tarih
(Bilgisayar) unknown date
bilinmeyen uçan cisimler
unidentified flying objects
bilinmeyen yer
ultima thule
bilinmeyen ülke
(Bilgisayar) unknown country
bilinmeyen kelimelerin okunuşu
pronunciation of unknown words
bilinmeyen alıcı
(Bilgisayar) unknown recipient
bilinmeyen anahtar
(Bilgisayar) unknown switch
bilinmeyen araç
(Bilgisayar) unknown tool
bilinmeyen aygıt
(Bilgisayar) unknown device
bilinmeyen aygıt türü
(Bilgisayar) unknown device type
bilinmeyen aygıtlar
(Bilgisayar) unknown devices
bilinmeyen bayraklar
(Bilgisayar) unknown flags
bilinmeyen bayraklar alındı
(Bilgisayar) unknown flags received
bilinmeyen bağlantı
(Bilgisayar) unknown link
bilinmeyen bağlantı noktası
(Bilgisayar) unknown port
bilinmeyen başlatma hatası
(Bilgisayar) unknown initialization error
bilinmeyen bir hayat sürmek
live an obscure life
bilinmeyen bir sayı
z
bilinmeyen bir yerde
in the middle of nowhere
bilinmeyen birim
(Bilgisayar) unknown volume
bilinmeyen biçim
(Bilgisayar) unknown format
bilinmeyen biçim
(Bilgisayar) unknown style
bilinmeyen bölge
(Bilgisayar) unknown zone
bilinmeyen capı hatası
(Bilgisayar) unknown capi error
bilinmeyen cipher
(Bilgisayar) unknown cipher
bilinmeyen codec
(Bilgisayar) unknown codec
bilinmeyen dil
(Bilgisayar) unknown language
bilinmeyen dize
(Bilgisayar) unknown string
bilinmeyen dlcı
(Bilgisayar) unknown dlci
bilinmeyen dosya sunucusu
(Bilgisayar) unknown file server
bilinmeyen durum
(Bilgisayar) unknown status
bilinmeyen durum
(Bilgisayar) unknown state
bilinmeyen dönemlerden beri
from time
bilinmeyen düğüm
(Bilgisayar) unknown node
bilinmeyen erişim alanı
(Bilgisayar) unknown realm
bilinmeyen etki alanı
(Bilgisayar) unknown domain
bilinmeyen faks göndericisi
(Bilgisayar) unknown fax sender
bilinmeyen faks makinesi
(Bilgisayar) unknown fax machine
bilinmeyen fıd
(Bilgisayar) unknown fid
bilinmeyen girdi kimliği
(Bilgisayar) unknown entry id
bilinmeyen görev
(Bilgisayar) unknown task
bilinmeyen güçlük
shoal
bilinmeyen hash
(Bilgisayar) unknown hash
bilinmeyen istatistik
(Bilgisayar) unknown stat
bilinmeyen kart
(Bilgisayar) unknown card
bilinmeyen kelime
unknown word
bilinmeyen konu
(Bilgisayar) unknown title
bilinmeyen kullanıcı
(Bilgisayar) unknown user
bilinmeyen kuruluş
(Bilgisayar) unknown organization
bilinmeyen kuyruklar
(Bilgisayar) unknown queues
bilinmeyen modem
(Bilgisayar) unknown modem
bilinmeyen neden
(Bilgisayar) unknown cause
bilinmeyen neterr
(Bilgisayar) unknown neterr
bilinmeyen numaralar servisi
unknown numbers service
bilinmeyen numaralar servisi
directory enquiries
bilinmeyen para birimi
(Bilgisayar) unknown currency
bilinmeyen rta
(Bilgisayar) unknown rta
bilinmeyen sayfa
(Bilgisayar) unknown sheet
bilinmeyen sihirbaz
(Bilgisayar) unknown wizard
bilinmeyen sinyal
(Bilgisayar) unknown signal
bilinmeyen sorun
(Bilgisayar) unknown problem
bilinmeyen stil
(Bilgisayar) unknown style
bilinmeyen stok
(Denizbilim) unknown stock
bilinmeyen sunucu
(Bilgisayar) server unknown
bilinmeyen tarayıcı
(Bilgisayar) unknown scanner
bilinmeyen tür
(Bilgisayar) unknown type
bilinmeyen usb hub
(Bilgisayar) unknown usb hub
bilinmeyen uçan cisim
unknown flying object
bilinmeyen yazıcı
(Bilgisayar) unknown printer
bilinmeyen yer
terra incognita
bilinmeyen yonga
(Bilgisayar) unknown chip
bilinmeyen çerçeve
(Bilgisayar) unknown frame
bilinmeyen şey
(deyim) closed book
bilinmeyen şifre
(Bilgisayar) unknown cipher
bilinmeyen şirket
(Bilgisayar) company unknown
bilgisizlikten değeri bilinmeyen iyi şey
caviare to the general
bil
know

Do you know how to play mahjong? - Mahjong oynamayı biliyor musun?

Do you know where your father went? - Babanın nereye gittiğini biliyor musun?

nedeni bilinmeyen
unknown
sebebi bilinmeyen hastalık
(Tıp) idiopathy
bil
{f} known

The past can only be known, not changed. The future can only be changed, not known. - Geçmiş sadece bilinir, değişmez. Gelecek ise sadece değişir, bilinmez.

Mr Hashimoto is known to everyone. - Bay Hashimoto herkes tarafından bilinir.

bil
knew

Everybody knew that she was being pushy. - Onun saldırgan olduğunu herkes biliyordu.

They knew they must fight together to defeat the common enemy. - Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.

bil
{f} knowing

She got married without her parents knowing it. - O, anne ve babasının bilgisi olmadan evlendi.

Tom accused Mary of not knowing how to love or how to accept someone's love. - Tom Mary'yi sevmeyi ya da birinin aşkını kabul etmeyi bilmemekle suçladı.

bil
cognize
bil
{f} kenning
bil
{f} ken

Ken can play the violin, not to mention the guitar. - Ken keman çalabilir, gitardan bahsetmeye bile gerek yok.

Ken is as tall as Bill. - Ken Bill kadar uzun boylu.

bilinmeyenler
unknown
okunuu bilinmeyen kelimeler
okunuu unknown words
okunuşu bilinmeyen kelimeler
words with unknown pronunciation
kıymeti bilinmeyen
unrecognized
nedeni bilinmeyen hastalıkla ilgili
idiopathic
sahibi bilinmeyen define
treasure trove
yaratıcısı bilinmeyen
anonymous
önceden bilinmeyen
undesigned
İngilizce - İngilizce

bilinmeyen teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

bil
Basic Insulation Level; a reference insulation level expressed as the impulse crest voltage of the nominal 1 2 X 50 microsecond wave This is a measure of the ability of the insulation to withstand very high voltage surges
bil
band interleaved by line A form of data storage in which each record in the file contains a scan line (row) of data for one band All bands of data for a given line are stored consecutively within the file
bil
Basic Insulation Level is a measure of the ability of the insulation system to withstand very high voltage surges For example, a 600 volt class transformer has a 10 KV BIL rating
bil
Bilimportorenes Landsforening Norwegian Vehicle Importers Association (OICA member) [Norway]
bil
Acronym for band interleaved by line A method of storing data
bil
-Basic Insulation Level
bil
Band Interleaved by Line An image file format linked with satellite derived imagery
bil
The basic impulse level or basic insulation level To meet a given BIL rating a bushing must be able to withstand a simulated lightning wave that has a wave shape of 1 2 by 50 microseconds and in both positive and negative polarities The wave reaches its peak in 1 2 microseconds and decays to ½ of the peak value in 50 microseconds BIL ratings are expressed in KV (kilovolts)
bil
Band Interleaved by Line A common raster file format and remote sensing standard
bil
Band Interleaved by Line A format for data storage See Chapter 5
bil
Basic Insulation Level A measure of the ability of the insulation system to withstand very high voltage surges For example, a 600 volt class transformer has a 10 KV BIL rating
Türkçe - Türkçe
Tanınmayan
Değeri belli olmayan, bilinmeyen (nicelik), bilinmedik, meçhul
bilinmedik
bilinmeyen