When you are constantly told no smoking, no smoking like that, you start thinking, maybe smoking really is a threat to public morals or something.
- Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
Maybe you'll come back to me?
- Belki bana geri döneceksin?
You can add sentences that you do not know how to translate. Perhaps someone else will know!
- Nasıl çevireceğini bilmediğin cümleler ekleyebilirsin. Belki başka biri çevirir!
I studied for perhaps two hours.
- Belki iki saat boyunca ders çalıştım.
In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog.
- Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.
Maybe you are working too hard.
- Belki de çok çalışıyorsunuz.
I cannot possibly help you.
- Ben belki size yardımcı olamam.
I can't possibly make lunch.
- Belki öğle yemeği yapamam.
You should probably tell Tom you don't want to do that.
- Belki de Tom'a bunu yapmak istemediğini söylemen gerekir.
I'm probably hungrier than you are.
- Ben belki de senden daha açım.