belki, belki

listen to the pronunciation of belki, belki
Türkisch - Englisch
perhaps, maybe
belki
maybe

Maybe you'll come back to me? - Belki bana geri döneceksin?

In retrospect, maybe I shouldn't have posted that photo in my blog. - Geriye dönüp bakıldığında, belki de o fotoğrafı benim bloğa koymamalıydım.

belki
perhaps

It will rain perhaps tomorrow. - Yarın belki yağmur yağacak.

You can add sentences that you do not know how to translate. Perhaps someone else will know! - Nasıl çevireceğini bilmediğin cümleler ekleyebilirsin. Belki başka biri çevirir!

belki
perchance
belki
i dare say
belki de
maybe

Maybe you are working too hard. - Belki de çok çalışıyorsunuz.

Maybe Tom didn't see us. - Belki de Tom bizi anlamadı.

belki de
it's possible that
belki de
may well be
belki de hiç
if ever
belki de hiç
seldom
belki
perhaps, maybe
belki
peradventure
belki
possibly

I can't possibly make lunch. - Belki öğle yemeği yapamam.

Can you possibly help me? - Belki bana yardımcı olabilirsiniz?

belki
contingently
belki
mayhap
belki başka zaman
Maybe next time
belki de
probably

I'm very busy so probably I won't be able to come tomorrow. - Çok meşgulüm, bu nedenle belki de yarın gelemeyeceğim.

I'm probably hungrier than you are. - Ben belki de senden daha açım.

belki de
it's possible that ..., maybe
belki de
it may even be that
belki nevrozu
(Pisikoloji, Ruhbilim) perhaps neurosis
garip belki ama
strangely enough
Türkisch - Türkisch

Definition von belki, belki im Türkisch Türkisch wörterbuch

BELKİ
(Osmanlı Dönemi) Umulur, ihtimal, olabilir
BELKİ
(Osmanlı Dönemi) Kat'iyyetle. Dahi. Şüphesiz
BELKİ
(Osmanlı Dönemi) Hattâ
belki
Olsa olsa, ya ... ya, ihtimal
belki
Olsa olsa, ya ... ya, ihtimal: "Belki bir sabah vakti, belki bir gece yarısı / Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz."- Z. O. Saba