belirtiler

listen to the pronunciation of belirtiler
Türkçe - İngilizce
symptoms

What are your symptoms? - Belirtileriniz nelerdir?

You should consult a doctor if the symptoms get worse. - Belirtiler daha da kötüleşiyorsa bir doktora danışmalısın.

(Kısaltma) indicia
symptom

You should consult a doctor if the symptoms get worse. - Belirtiler daha da kötüleşiyorsa bir doktora danışmalısın.

Do you have this symptom often? - Sık sık bu belirtilerin olur mu?

(Askeri,Tıp) indications
indicates
belirti
{i} symptom

What symptoms do you have? - Hangi belirtilerin var?

Do you have this symptom often? - Sık sık bu belirtilerin olur mu?

belirti
sign

The kidnappers showed no sign of giving up. - Çocuk hırsızları vazgeçtiklerine dair hiçbir belirti göstermediler.

I studied his face for signs of weariness. - Yorgunluk belirtileri için yüzünü inceledi.

belirtiler ve ikaz
(Askeri) indications and warning
belirti
{i} glimpse

Some dreams are a glimpse of the future. - Bazı rüyalar geleceğin bir belirtisidir.

belirti
trace
belirti
{i} streak
belirti
cue
belirti
manifestation
belirti
syndrome
belirti
index
belirti
hint
belirti
portent
belirti
symptomatic
belirti
(Kimya) precursor
hayati belirtiler
(Tıp) vital signs
belirti
mark

The Japanese do not always make a bow as a mark of respect. - Japonlar saygı belirtisi olarak her zaman eğilmezler.

belirti
indication

Ignorance is not an indication of stupidity. - Cehalet bir aptallık belirtisi değildir.

belirti
{i} impression
belirti
foretoken
belirti
{i} prognostication
belirti
{i} evidence
belirti
{i} stamp
belirti
{i} prognostic
belirti
diagnostic
belirti
{i} note

There is one point which is not noted on the contract. - Sözleşmede belirtilmeyen bir nokta var.

belirti
{i} clinic
belirti
{i} tinge
belirti
{i} strain
belirti
spark
belirti
sign; symbol
belirti
spark of
belirti
sign, indication; symptom
belirti
token

Here is a present for you in token of our appreciation. - Takdirimizin bir belirtisi olarak işte senin için bir hediye.

birincil belirtiler
(Tıp) primary symptoms
bitkisel belirtiler
(Pisikoloji, Ruhbilim) vegetative signs
mali belirtiler
(Hukuk) financial indicators
sismik belirtiler
(Çevre) seismic forerunners
Türkçe - Türkçe
tezahürat
Belirti
eser
Belirti
karine
Belirti
tezahür
Belirti
semtom
Belirti
nişane
Belirti
emare
belirti
Vücuttaki hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü, sendrom
belirti
Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane: "Kendinde yaşlılığın en küçük belirtisi yok."- H. Taner
belirti
Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alâmet, nişan, nişane
belirti
Vücuttaki hastalığın göstergesi olan durum veya görüntü
belirtiler