O şarkıcının berbat bir sesi var.
- That singer has an awful voice.
Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.
- The sound of an awful scream made him shudder.
Söylediğim şey hakkında çok çok kötü hissediyorum.
- I feel awful about what I said.
Geçen yaz çok kötüydü.
- Last summer was awful.
Bugün hava korkunç sıcak.
- It's awfully hot today.
Bu korkunç köpeği nereden buldun?
- Where did you find this awful dog?
Müthiş bir bisikletim var.
- I have an awful bike.
Ne müthiş bir dünyada yaşıyoruz!
- What an awful world we live in!
Burada çok az mağaza var ve sinema da korkunç.
- There are very few shops and the cinema is awful.
Tom çok yorgun görünüyor.
- Tom does seem awfully tired.
İnsanların hakkımızda söylediklerinin doğru olduğunu bilmek ne kadar kötü!
- How awful to reflect that what people say of us is true!
Natto kötü kokmasına rağmen, lezzetlidir.
- Although natto smells awful, it is delicious.
And then she stopped, and stood as if in awe / (For sleep is awful) .
I have learnt an awful amount today.
My socks smell awful.
... Because frankly, in my home town of Chicago, there's an awful lot of violence and they're ...
... >>Lady Gaga: It looks an awful lot like one of the outfits, ...